NEW YORK - Dünyanın en iyileri listesine Türkiye 'den hiçbir meydan giremedi 175 ülkeden 580`den fazla havalimanın üye olduğu Uluslararası Havalimanları Konseyi (Airports Council International -ACI) yolcunun terminale adım attığı andan uçağa binene kadar olan süreci değerlendirdi. ACI, 17 farklı kategoride, yolcu hizmetleri açısından dünyanın en iyi havalimanlarını seçti. Listeye Türkiye`den hiçbir meydanımız giremedi.
Airport Services Quality (Havalimanları Servis Kalitesi) başlığı altında ACI`nin yaptığı araştırmaya, Avrupa bölgesinden 50`den fazla havalimanı tabi tutuldu. Türkiye`dense hiçbir havalimanı değerlendirilmedi. İnceleme, havalimanını kullanan yolcuların görüşleriyle birlikte bizzat ACI personeli tarafından yapılıyor. Değerlendirmede, havalimanına adımını attığı andan itibaren uçağa bininceye kadar geçen sürede yolcuya ne tür kolaylıklar sağlandığı, personelin tutumu, sunulan hizmetin kalitesi gibi kriterler dikkate alınıyor.
Dünya çapında 200 bin yolcu arasında gerçekleştirilen ankete katılanlar, ACI`nın sorularını yanıtladı. Dünyada yolcuya en iyi hizmeti sunan beş havalimanı da Uzakdoğu`dan çıktı. Değerlendirmede birinciliği Seul Incheon, ikinciliği Kuala Lumpur, üçüncülüğünü Singapur Changi, dördüncülüğü Hong Kong, beşinciliği ise Central Japan havalimanları aldı. Avrupa`da yolcuya en iyi hizmet veren havalimanı ise Portekiz`in Oporta Havalimanı oldu. Ödüller 1 Nisan`da Çin`in Şangay kentinde düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.
Avrupa`da yolcuya en iyi hizmet sunan meydanlar arasında Münih Havalimanı da yer aldı. Singapur Changi Havalimanı`nda ise yolcuların uçuş öncesi ve sonrası stres atmaları için botanik bahçesi ve suni göl bile var.
Yolcuya en iyi hizmet veren 5 havalimanı
1- Seul Incheon
2- Kuala Lumpur
3- Singapur Changi
4- Hong Kong
5- Central Japan
Bölgelere göre en iyi havalimanları
Avrupa
1- Oporto (Portekiz )
2- Zürih (İsviçre )
3- Helsinki (Finlandiya )
4- Münih (Almanya )
5- Southampton (İngiltere )
Kuzey Amerika
1. Dallas Fort Worth (Amerika )
2. Halifax (Kanada )
3. Ottawa (Kanada)
4. San Diego (Amerika )
5. Detroit (Amerika )
Ortadoğu
1- Tel Aviv (İsrail )
2- Doha (Katar )
3- Abu Dabi (BAE )
4- Muscat (BAE )
Asya -Pasifik
1- Incheon (Güney Kore )
2- Kuala Lumpur (Malezya )
3- Changi (Singapur )
4- Hong Kong
5- Central Japan (Japonya )
Latin Amerika /Karayipler
1- Guyaquil (Ekvator )
2- San Jose (Kosta Riko )
3- Mexico City (Meksika )
4- Port of Spain (Trinidad &Tobago )
5- Curaçao (Antiller )
Afrika
1- Johannesburg (Güney Afrika )
2- Cape Town (Güney Afrika )
3- Durban (Güney Afrika )
4- Nairobi (Nijerya )
Çarşamba, Nisan 02, 2008
THY Star Alliance Uyesi
Star Alliance: THY geldi güçlendik 31 şehre girdik
Faik KAPTAN/İSTANBUL - Tolga ÖZBEK -Hurriyet - 2 Nisan 2008
THY, dünden itibaren resmen dünyanın en büyük havayolu ittifakı Star Alliance’ın üyesi oldu.
Star Alliance CEO’su Jaan Albrecht, "THY ile Star Alliance gücüne güç kattı. Uçuş noktalarımıza 31 yeni şehir eklendi. Attığımız imza hem THY’ye hem de Star Alliance olarak bize çok ciddi bir avantaj sağlayacak" dedi.
TÜRK Hava Yolları (THY), Star Alliance havayolu ittifakına attığı imza ile 20’nci üyesi oldu. İki yıl önce başlayan üyelik sürecinin başarıyla tamamlandığını söyleyen Star Alliance CEO’su Jaan Albrecht "THY ile Star Alliance gücüne güç kattı. Uçuş noktalarımıza 31 yeni şehir eklendi" diye konuştu.
THY BOŞLUK DOLDURACAK: THY’nin Avrupa’nın yanı sıra başta Orta Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika olmak üzere önemli bir uçuş ağına sahip olduğuna dikkat çeken Albrect, "Bu bölgelerde Star Alliance olarak ciddi bir boşluğumuz vardı. Coğrafi olarak bu bölgeler dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerine sahip. Artık buralara THY ile gideceğiz. Yolcularımıza daha fazla seçenek, daha çok noktaya uçuş imkanı sunacağız. Attığımız imza hem THY’ye hem de Star Alliance olarak bize çok ciddi bir avantaj sağlayacak" diye konuştu.
HIZLI BÜYÜYEN ŞİRKET: Türk havacılığının son yıllarda hızlı gelişimini dikkatle izlediklerini söyleyen Albrect, "THY, Avrupa Havayolları Birliği AEA’nın rakamlarına göre yüzde 23.5 ile en hızlı büyüyen havayolu. Bu yıl 11 şehre daha sefer yapmaya başlayacak. Filosuna 20 uçak daha katılacak. Böylesine hızlı büyüyen bir havayolu şirketinin Star Alliance’a üye olmasından son derece memnununuz" dedi.
HAVADA İPEK YOLU: Bu yıl 75’inci yaşını kutlayan THY’nin geçmişten gelen birikimi ile Star Alliance’a tam üyeliğin gerçekleştiğine dikkat çeken Genel Müdürü Temel Kotil, "Attığımız imza, THY tarihinin en önemli anlaşması. Star Alliance, THY’nin gelecekteki büyümesine önemli bir katkı sağlayacak. İpek Yolu’nu havadan kuracağız. Doğuyla batı arasında köprü olacağız" diye konuştu. THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin Star Alliance üyeliğinin THY’yi küresel bir oyuncu haline getireceğini vurgulayarak "Yılda 493 milyon taşıyan, günlük 18 bin uçuş yapan büyük bir ailenin içine giriyoruz. Artık sadece 140 noktaya uçan değil, üyelerimizle birlikte dünyanın 965 noktasına 162 ülkeye sefer yapıyoruz" dedi.
YENİ ÜYELER KATILACAK: Büyümesini sürdürmeyi planlayan Star Alliance, önümüzdeki aylarda yeni üyelerle uçuş ağını genişletmeyi planlanıyor. Halen ön üyelik anlaşmasını yapan Mısır Havayolları, tam üyeliğe 11 Temmuz’da geçecek. İttifakın bir sonraki adımı da Güney Amerika’da güçlü bir havayolu ile üyelik anlaşması imzalamak.
Star Alliance logolu ilk uçak CEO’ları getirdi
THY, dün düzenlenen törenlerle, dünyanın en önemli şirketlerini bünyesinde barındıran Star Alliance’a tam üye oldu. Star Alliance logosu taşıyan THY’nin Airbus A 340 "Ankara" uçağı ile Viyana’dan İstanbul’a gelen kuruluşa üye havayolu şirketlerinin CEO’larını, Atatürk Havalimanı’nda THY Genel Müdürü Temel Kotil karşıladı. Kotil, THY’nin geleceğinin çok parlak olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Artık okyanusa açılabilecek bir şirketimiz var. Bugün okyanusa açılıyoruz. Bu bizim için dünya havacılığı ortaklığı demektir. Bu anlaşma hem kár, hem yolcu artışını sağlayacak. Yolcu sayımızda yüzde 50 artış bekliyoruz. Türkiye AB sürecindeyken, dünya birliğine girmiş olduk."
LALELİ KARŞILAMA: Viyana’dan İstanbul’a gelen ve Star Alliance üye olan Air Canada, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Lufthansa, bmi, LOT Polish Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, Spanair, SWİSS, TAP Portugal, THAİ, United, US Airways ve Varıg Brazilian Airlines CEO’ları ile ev sahibi THY Yönetim Kurulu Başkanı Temel Kotil ve Star Alliance CEO’su Jean Albrecht, özel hazırlanan lale motifleri ve sırmalarla süslenmiş tünelden geçerek toplantı salonuna alındılar.
Lufthansa: Türkiye’deki yatırımlarımızdan memnunuz
ALMAN Lufthansa Havayolları’nın CEO’su Wolfgang Mayrhuber Türkiye’nin ekonomik olarak son yıllarda hızlı gelişim yaşadığını ve yatırımlarından memnun olduklarını açıkladı. THY ile ortak SunExpress Havayolları’nın başarıyla büyüdüğünü söyleyen Mayrhuber, "SunExpress’teki uzun yıllardır ortaklığımız Star Alliance’ta da devam edeceğine inanıyoruz. Türkiye’de ikram şirketimiz var. Bölge hızla büyüyen havayolu sektörünün performansından memnunuz. Gelecekte başka yatırımlar için de Türkiye’ye sıcak bakıyoruz" dedi.
3 ittifak THY’nin peşindeydi
DÜNYANIN en büyük havayolu şirketlerinin üyesi bulunduğu Star Alliance’a THY’nin girmesinin THY’nin dünya havacılığında büyük oyuncu ve küresel bir marka olma hedefinin önemli bir adımı olduğunu ifade eden Temel Kotil, "THY her üç ittifaktan da katılım teklifi almıştı. Biz her üçünü de değerlendirdik, THY’nin uçuş noktalarına göre en yüksek verimi hangi ittifaktan alacağının analizini yaptık ve sonuçta Star Alliance’da karar kıldık. Türkiye’den böyle bir ittifak içine giren tek havayolu da THY olacak" açıklamasını yaptı.
Faik KAPTAN/İSTANBUL - Tolga ÖZBEK -Hurriyet - 2 Nisan 2008
THY, dünden itibaren resmen dünyanın en büyük havayolu ittifakı Star Alliance’ın üyesi oldu.
Star Alliance CEO’su Jaan Albrecht, "THY ile Star Alliance gücüne güç kattı. Uçuş noktalarımıza 31 yeni şehir eklendi. Attığımız imza hem THY’ye hem de Star Alliance olarak bize çok ciddi bir avantaj sağlayacak" dedi.
TÜRK Hava Yolları (THY), Star Alliance havayolu ittifakına attığı imza ile 20’nci üyesi oldu. İki yıl önce başlayan üyelik sürecinin başarıyla tamamlandığını söyleyen Star Alliance CEO’su Jaan Albrecht "THY ile Star Alliance gücüne güç kattı. Uçuş noktalarımıza 31 yeni şehir eklendi" diye konuştu.
THY BOŞLUK DOLDURACAK: THY’nin Avrupa’nın yanı sıra başta Orta Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika olmak üzere önemli bir uçuş ağına sahip olduğuna dikkat çeken Albrect, "Bu bölgelerde Star Alliance olarak ciddi bir boşluğumuz vardı. Coğrafi olarak bu bölgeler dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerine sahip. Artık buralara THY ile gideceğiz. Yolcularımıza daha fazla seçenek, daha çok noktaya uçuş imkanı sunacağız. Attığımız imza hem THY’ye hem de Star Alliance olarak bize çok ciddi bir avantaj sağlayacak" diye konuştu.
HIZLI BÜYÜYEN ŞİRKET: Türk havacılığının son yıllarda hızlı gelişimini dikkatle izlediklerini söyleyen Albrect, "THY, Avrupa Havayolları Birliği AEA’nın rakamlarına göre yüzde 23.5 ile en hızlı büyüyen havayolu. Bu yıl 11 şehre daha sefer yapmaya başlayacak. Filosuna 20 uçak daha katılacak. Böylesine hızlı büyüyen bir havayolu şirketinin Star Alliance’a üye olmasından son derece memnununuz" dedi.
HAVADA İPEK YOLU: Bu yıl 75’inci yaşını kutlayan THY’nin geçmişten gelen birikimi ile Star Alliance’a tam üyeliğin gerçekleştiğine dikkat çeken Genel Müdürü Temel Kotil, "Attığımız imza, THY tarihinin en önemli anlaşması. Star Alliance, THY’nin gelecekteki büyümesine önemli bir katkı sağlayacak. İpek Yolu’nu havadan kuracağız. Doğuyla batı arasında köprü olacağız" diye konuştu. THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin Star Alliance üyeliğinin THY’yi küresel bir oyuncu haline getireceğini vurgulayarak "Yılda 493 milyon taşıyan, günlük 18 bin uçuş yapan büyük bir ailenin içine giriyoruz. Artık sadece 140 noktaya uçan değil, üyelerimizle birlikte dünyanın 965 noktasına 162 ülkeye sefer yapıyoruz" dedi.
YENİ ÜYELER KATILACAK: Büyümesini sürdürmeyi planlayan Star Alliance, önümüzdeki aylarda yeni üyelerle uçuş ağını genişletmeyi planlanıyor. Halen ön üyelik anlaşmasını yapan Mısır Havayolları, tam üyeliğe 11 Temmuz’da geçecek. İttifakın bir sonraki adımı da Güney Amerika’da güçlü bir havayolu ile üyelik anlaşması imzalamak.
Star Alliance logolu ilk uçak CEO’ları getirdi
THY, dün düzenlenen törenlerle, dünyanın en önemli şirketlerini bünyesinde barındıran Star Alliance’a tam üye oldu. Star Alliance logosu taşıyan THY’nin Airbus A 340 "Ankara" uçağı ile Viyana’dan İstanbul’a gelen kuruluşa üye havayolu şirketlerinin CEO’larını, Atatürk Havalimanı’nda THY Genel Müdürü Temel Kotil karşıladı. Kotil, THY’nin geleceğinin çok parlak olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Artık okyanusa açılabilecek bir şirketimiz var. Bugün okyanusa açılıyoruz. Bu bizim için dünya havacılığı ortaklığı demektir. Bu anlaşma hem kár, hem yolcu artışını sağlayacak. Yolcu sayımızda yüzde 50 artış bekliyoruz. Türkiye AB sürecindeyken, dünya birliğine girmiş olduk."
LALELİ KARŞILAMA: Viyana’dan İstanbul’a gelen ve Star Alliance üye olan Air Canada, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Lufthansa, bmi, LOT Polish Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, Spanair, SWİSS, TAP Portugal, THAİ, United, US Airways ve Varıg Brazilian Airlines CEO’ları ile ev sahibi THY Yönetim Kurulu Başkanı Temel Kotil ve Star Alliance CEO’su Jean Albrecht, özel hazırlanan lale motifleri ve sırmalarla süslenmiş tünelden geçerek toplantı salonuna alındılar.
Lufthansa: Türkiye’deki yatırımlarımızdan memnunuz
ALMAN Lufthansa Havayolları’nın CEO’su Wolfgang Mayrhuber Türkiye’nin ekonomik olarak son yıllarda hızlı gelişim yaşadığını ve yatırımlarından memnun olduklarını açıkladı. THY ile ortak SunExpress Havayolları’nın başarıyla büyüdüğünü söyleyen Mayrhuber, "SunExpress’teki uzun yıllardır ortaklığımız Star Alliance’ta da devam edeceğine inanıyoruz. Türkiye’de ikram şirketimiz var. Bölge hızla büyüyen havayolu sektörünün performansından memnunuz. Gelecekte başka yatırımlar için de Türkiye’ye sıcak bakıyoruz" dedi.
3 ittifak THY’nin peşindeydi
DÜNYANIN en büyük havayolu şirketlerinin üyesi bulunduğu Star Alliance’a THY’nin girmesinin THY’nin dünya havacılığında büyük oyuncu ve küresel bir marka olma hedefinin önemli bir adımı olduğunu ifade eden Temel Kotil, "THY her üç ittifaktan da katılım teklifi almıştı. Biz her üçünü de değerlendirdik, THY’nin uçuş noktalarına göre en yüksek verimi hangi ittifaktan alacağının analizini yaptık ve sonuçta Star Alliance’da karar kıldık. Türkiye’den böyle bir ittifak içine giren tek havayolu da THY olacak" açıklamasını yaptı.
Perşembe, Mart 27, 2008
Temel Kotil - Toronto ucuslari icin anlasmalari bekliyoruz
Ugur Cebeci - 23 Mart 2008 - Hurriyet
ABD ile aramızda "open skies" denilen açık semalar anlaşması var. Önümüzdeki aylar içinde Washington DC'ye uçmaya başlayacağız. Sao Paulo'ya Senegal'de Dakar üzerinden uçacağız. Dakar-Sao Paulo arasında yolcu taşımak için beşinci trafik hakkını aldık. Toronto için iki ülke arasındaki anlaşmaların tamamlanmasını bekliyoruz. Ancak uzun menzilde açılmak riskli ve pahalı bir olay. Uçak uzun uçtuğu için bir gidiş-gelişi neredeyse 250 bin dolara mal oluyor. Düşünün uçağın 10 kez boş gidip geldiğini. O yüzden bu hatların biraz daha büyüyüp verimli hale gelmesini bekledik. 2006'da 24 yeni hat açmıştık. Bu hatları 2007'de hazmettik. Finansal ve kalite olarak yukarı çektik. Geçen yıl sadece Hatay ve Batum'u açtık. Bu yıl gitmemiz gereken yerler var. Mesela Afrika bu tanıma çok iyi uyuyor. Çok büyük bir kıta. İnsanların uçmaya ihtiyacı var. İstanbul bir megapol, çekim merkezi. O yüzden biz hangi ülkeye olursa olsun uçuş yapalım. Haftada dört seferle başlayalım. O yılı başa baş bitiririz. Şu anda iki yılda uçtuğumuz sefer sayısı ikiye katlandı. Doluluk arttı. Bunlar olmasaydı şu an o kadar rahat konuşamazdım.
ABD ile aramızda "open skies" denilen açık semalar anlaşması var. Önümüzdeki aylar içinde Washington DC'ye uçmaya başlayacağız. Sao Paulo'ya Senegal'de Dakar üzerinden uçacağız. Dakar-Sao Paulo arasında yolcu taşımak için beşinci trafik hakkını aldık. Toronto için iki ülke arasındaki anlaşmaların tamamlanmasını bekliyoruz. Ancak uzun menzilde açılmak riskli ve pahalı bir olay. Uçak uzun uçtuğu için bir gidiş-gelişi neredeyse 250 bin dolara mal oluyor. Düşünün uçağın 10 kez boş gidip geldiğini. O yüzden bu hatların biraz daha büyüyüp verimli hale gelmesini bekledik. 2006'da 24 yeni hat açmıştık. Bu hatları 2007'de hazmettik. Finansal ve kalite olarak yukarı çektik. Geçen yıl sadece Hatay ve Batum'u açtık. Bu yıl gitmemiz gereken yerler var. Mesela Afrika bu tanıma çok iyi uyuyor. Çok büyük bir kıta. İnsanların uçmaya ihtiyacı var. İstanbul bir megapol, çekim merkezi. O yüzden biz hangi ülkeye olursa olsun uçuş yapalım. Haftada dört seferle başlayalım. O yılı başa baş bitiririz. Şu anda iki yılda uçtuğumuz sefer sayısı ikiye katlandı. Doluluk arttı. Bunlar olmasaydı şu an o kadar rahat konuşamazdım.
Salı, Mart 25, 2008
Havayolu Ittifaklari Yolcuya Ne Getirir, Ne Goturur
Turk Hava Yollari 1 Nisan 2008 tarihinden itibaren gecis suresini tamamlayarak Star Alliance uyesi oluyor.
Airline Alliance ya da havayolu ittifaki 2 ya da daha fazla havayolunun operasyonel anlamda isbirligine gitmesi demek. Dunyada irili ufakli bircok ittifak bulunsa da en buyukleri sirasi ile Star Alliance, Sky Team ve Oneworld, ve bu ittifaklar yapilan tum ucuslarin yuzde 60 dan fazlasini kapsiyor.
Bu ittifaklar yolculara bircok avantaj sagladigi gibi bunun yaninda dezavantajlari da beraberinde getirmekte.
Oncelikle bu tur ittifaklar havayollari icin buyuk maliyet tasaaruflari sagliyor. Birbirlerinin biletlerini satabilen havayollari daha az sayidaki satis ofisleri ile daha genis bir yelpazedeki ucus noktalarinin biletlerini satabiliyor. Bunun yaninda onemli maliyetlerden biri olan ucak bakimi icin ittifaklarin bakim tesisleri karsilikli kullanilabildigi icin ucaklarin degisik cografi mekanlarda daha kisa surede bakiminin yapilmasi saglanabiliyor. Yine yiyecek ve icecek hazirlama servisleri ve bilgisayar sistemlerinin ortak kullanilmasi da maliyet azaltan diger onemli avantajlardan biri. Bilet satis, bilet kontrol, yer hizmetleri, bagaj kontrol gibi bolumlerde calisan is gucunun ortak kullanimi da fiyat tasarrufuna baska bir ornek olarak verilebilir. Bunun yaninda havayolu ittifaklarinin birleserek yapacaklari yatirim ve toplu alimlar da pazarlik gucunu artiracagindan daha iyi fiyatla islem yapilmasi da olanak veriyor.
Butun bu dusuk isletim gideri avantajlari yolcu biletine dogrudan yansitildiginda yolcularin daha dusuk fiyatla bilet bulma sansi artacaktir. Ayrica yolcular, daha fazla ucus senecegi icinden kendilerine en uygun saatlerde kalkan ucaklarla seyahat etme gibi avantajlara da sahip olabilecekler.
Tek biletle daha fazla ucus noktasina ucabilme ya da transferler arasinda daha kisa sure bekleme gibi diger avantajlarin yanisira, yine yolcular tek bir havayoluna bagli kalmadan daha cabuk mil ya da puan toplayabilecekler.
Her ne kadar havayollari ittifaklari yolcular icin buyuk bir avantaj gibi gorunse de bazi dezavantajlari da beraberinde getirmekte.
Belli hatlardaki rekabet ortadan kalkacagi icin havayollarinin yukarida sayilan maliyet avantajlari bilet fiyatlarina yansitilmadigi durumlarla karsilasilabilmekte, birbirleri ile anlasan ve o hatta tekel durumuna gelen havayollarinin fiyat politikalari yuzunden bilet fiyatlarinda eeskiye gore artis bile soz konusu olabilmektedir. Ayrica birbirine yakin saatlerde ucan iki ayri havayolu firmasi zaman zaman ucus sayisini azaltarak bir digerinin ucus biletlerini satmakta ve yolcuya daha az sayida ucus secenegini ayni ucus icin cok farkli fiyatlarla sunabilmekteler.
Ayrica ucus paylasimi sisteminde her havayolu kendi ucus numarasi ile bilet satabileceginden bir havayolundan alinan biletle farkli bir havayolu ile ucmak cogu zaman yolcularin kafasinin karistirmakta, check-in islemleri icin ucusu gerceklestirecek havayolu yerine biletin satildigi havayolu firmasinin kontrol masalarina giden az sayida da olsa bazi yolcular hem karisiklik yaratmakta hem de zaman kaybetmekteler.
Ucus paylasimi yapan havayollarinin diger bir problemi de yolcu beraberinde ucretsiz tasinabilecek bagaj sayisi, agirligi ve boyutlari ile ilgili. Farkli havayollarinin farkli bagaj politikalari nedeni ile check-in sirasinda surprizlerle karsilasmaya hazir olun.
Yine bagaj kaybi durumunda da benzer bir belirsizlik yasanmakta, yolcular ucusu gerceklestiren havayolu yerine bileti satin aldiklari havayoluna basvurarak kayip bagaj islemi yapmak istedikleri zaman sonuca ulasmak daha da uzun sure almaktadir.
Aktarmali ucuslarda ise iki farkli havayolu ile uculdugu ve bagaj kaybi ya da hasari ile karsilasildiginda ise durum icinden daha da cikilmaz bir hale gelmekte, normalde bagajinizla ilgilenen son havayoluna basvurulmasi gerekirken, her iki havacilik firmasinin topu bir digerine atarak sorumluluktan kurtulmaya calistigi durumlarla da karsilasilmaktadir.
Topladiginiz puanlarla her iki havayolunda bilet alabilmenize ragmen, eger biletinizi bir ust seviyeye yukseltmek isterseniz problemler cikabilmekte, giderek daha cok havayolu upgradeler icin biletin kendi havayollarindan alinmasini sart kosmaktalar.
Yine yolcular business ya da daha ust sinif bileti aldiklarinda yaralanabildikleri ozel salonlardan eger biletleri farkli bir havayolundan satin almissa ve ucus paylasimi ile uculuyorsa cogunlukla bu salonlardan yararlanamamaktalar. Bu ozel bekleme salonlardan yararlanabilmeniz icin, yine bir cok havayolu biletinizin kendilerinden alinmasini sart kosmakta.
Peki ucus paylasimi ile uctugunuzda herhangi bir sorunla karsilasirsaniz ne yapmalisiniz:
• Biletinizde gidis-donus tarihi, rezervasyon degisikligi ya da iptal gibi herhangi ucus oncesi bir islem yapilmasini isterseniz seyahat acentaniz ya da biletinizi aldiginiz firma ile gorusmelisiniz.
• Havaalaninda ucusu gerceklestirecek havayolunun kontrol masasinda check-in islemini gerceklestirip bagajlarinizi yine bu firmaya teslim etmeniz gerekiyor.
• Ucusunuz iptali ya da ertelenmesi durumunda ucusu gerceklestireceginiz firma size yardimci olmak zorunda.
• Bagaj kayip ya da hasar durumunda bileti satan havayolu degil, ucusu gerceklestiren ve bagajlarinizla en son islem yapan havayoluna basvurmaniz gerekmekte.
• Puanlariniz kullanarak biletinizin sinifini yukseltmek isterseniz, bileti satin almadan once sormanizda fayda var.
Airline Alliance ya da havayolu ittifaki 2 ya da daha fazla havayolunun operasyonel anlamda isbirligine gitmesi demek. Dunyada irili ufakli bircok ittifak bulunsa da en buyukleri sirasi ile Star Alliance, Sky Team ve Oneworld, ve bu ittifaklar yapilan tum ucuslarin yuzde 60 dan fazlasini kapsiyor.
Bu ittifaklar yolculara bircok avantaj sagladigi gibi bunun yaninda dezavantajlari da beraberinde getirmekte.
Oncelikle bu tur ittifaklar havayollari icin buyuk maliyet tasaaruflari sagliyor. Birbirlerinin biletlerini satabilen havayollari daha az sayidaki satis ofisleri ile daha genis bir yelpazedeki ucus noktalarinin biletlerini satabiliyor. Bunun yaninda onemli maliyetlerden biri olan ucak bakimi icin ittifaklarin bakim tesisleri karsilikli kullanilabildigi icin ucaklarin degisik cografi mekanlarda daha kisa surede bakiminin yapilmasi saglanabiliyor. Yine yiyecek ve icecek hazirlama servisleri ve bilgisayar sistemlerinin ortak kullanilmasi da maliyet azaltan diger onemli avantajlardan biri. Bilet satis, bilet kontrol, yer hizmetleri, bagaj kontrol gibi bolumlerde calisan is gucunun ortak kullanimi da fiyat tasarrufuna baska bir ornek olarak verilebilir. Bunun yaninda havayolu ittifaklarinin birleserek yapacaklari yatirim ve toplu alimlar da pazarlik gucunu artiracagindan daha iyi fiyatla islem yapilmasi da olanak veriyor.
Butun bu dusuk isletim gideri avantajlari yolcu biletine dogrudan yansitildiginda yolcularin daha dusuk fiyatla bilet bulma sansi artacaktir. Ayrica yolcular, daha fazla ucus senecegi icinden kendilerine en uygun saatlerde kalkan ucaklarla seyahat etme gibi avantajlara da sahip olabilecekler.
Tek biletle daha fazla ucus noktasina ucabilme ya da transferler arasinda daha kisa sure bekleme gibi diger avantajlarin yanisira, yine yolcular tek bir havayoluna bagli kalmadan daha cabuk mil ya da puan toplayabilecekler.
Her ne kadar havayollari ittifaklari yolcular icin buyuk bir avantaj gibi gorunse de bazi dezavantajlari da beraberinde getirmekte.
Belli hatlardaki rekabet ortadan kalkacagi icin havayollarinin yukarida sayilan maliyet avantajlari bilet fiyatlarina yansitilmadigi durumlarla karsilasilabilmekte, birbirleri ile anlasan ve o hatta tekel durumuna gelen havayollarinin fiyat politikalari yuzunden bilet fiyatlarinda eeskiye gore artis bile soz konusu olabilmektedir. Ayrica birbirine yakin saatlerde ucan iki ayri havayolu firmasi zaman zaman ucus sayisini azaltarak bir digerinin ucus biletlerini satmakta ve yolcuya daha az sayida ucus secenegini ayni ucus icin cok farkli fiyatlarla sunabilmekteler.
Ayrica ucus paylasimi sisteminde her havayolu kendi ucus numarasi ile bilet satabileceginden bir havayolundan alinan biletle farkli bir havayolu ile ucmak cogu zaman yolcularin kafasinin karistirmakta, check-in islemleri icin ucusu gerceklestirecek havayolu yerine biletin satildigi havayolu firmasinin kontrol masalarina giden az sayida da olsa bazi yolcular hem karisiklik yaratmakta hem de zaman kaybetmekteler.
Ucus paylasimi yapan havayollarinin diger bir problemi de yolcu beraberinde ucretsiz tasinabilecek bagaj sayisi, agirligi ve boyutlari ile ilgili. Farkli havayollarinin farkli bagaj politikalari nedeni ile check-in sirasinda surprizlerle karsilasmaya hazir olun.
Yine bagaj kaybi durumunda da benzer bir belirsizlik yasanmakta, yolcular ucusu gerceklestiren havayolu yerine bileti satin aldiklari havayoluna basvurarak kayip bagaj islemi yapmak istedikleri zaman sonuca ulasmak daha da uzun sure almaktadir.
Aktarmali ucuslarda ise iki farkli havayolu ile uculdugu ve bagaj kaybi ya da hasari ile karsilasildiginda ise durum icinden daha da cikilmaz bir hale gelmekte, normalde bagajinizla ilgilenen son havayoluna basvurulmasi gerekirken, her iki havacilik firmasinin topu bir digerine atarak sorumluluktan kurtulmaya calistigi durumlarla da karsilasilmaktadir.
Topladiginiz puanlarla her iki havayolunda bilet alabilmenize ragmen, eger biletinizi bir ust seviyeye yukseltmek isterseniz problemler cikabilmekte, giderek daha cok havayolu upgradeler icin biletin kendi havayollarindan alinmasini sart kosmaktalar.
Yine yolcular business ya da daha ust sinif bileti aldiklarinda yaralanabildikleri ozel salonlardan eger biletleri farkli bir havayolundan satin almissa ve ucus paylasimi ile uculuyorsa cogunlukla bu salonlardan yararlanamamaktalar. Bu ozel bekleme salonlardan yararlanabilmeniz icin, yine bir cok havayolu biletinizin kendilerinden alinmasini sart kosmakta.
Peki ucus paylasimi ile uctugunuzda herhangi bir sorunla karsilasirsaniz ne yapmalisiniz:
• Biletinizde gidis-donus tarihi, rezervasyon degisikligi ya da iptal gibi herhangi ucus oncesi bir islem yapilmasini isterseniz seyahat acentaniz ya da biletinizi aldiginiz firma ile gorusmelisiniz.
• Havaalaninda ucusu gerceklestirecek havayolunun kontrol masasinda check-in islemini gerceklestirip bagajlarinizi yine bu firmaya teslim etmeniz gerekiyor.
• Ucusunuz iptali ya da ertelenmesi durumunda ucusu gerceklestireceginiz firma size yardimci olmak zorunda.
• Bagaj kayip ya da hasar durumunda bileti satan havayolu degil, ucusu gerceklestiren ve bagajlarinizla en son islem yapan havayoluna basvurmaniz gerekmekte.
• Puanlariniz kullanarak biletinizin sinifini yukseltmek isterseniz, bileti satin almadan once sormanizda fayda var.
Salı, Mart 18, 2008
Kesis ve Nasrettin Hoca
Bir kesis dünyanin en akilli adamini bulmak için diyar diyar geziyormus sira Nasreddin Hocanin köyüne gelmis ve köylülere sormus.
- Sizin köyün en akilli adami kim? demis. Köylüler de:
- Nasreddin Hoca diye cevap vermis.
Bunun üzerine kesis köy meydaninda hoca ile görüsmeye baslamis ve eline bir çomak alip yere bir daire çizmis Nasreddin Hoca da çomakla dairenin ustune bir cizgi cizmis kesis bir dogru daha çizerek daireyi dörde bölmüs Hoca da dörde bölünmüs dairenin üç dilimine çarpi isareti koymus kesis elleriyle asagidan yukariya dogru hareket yapmis Hoca da yukaridan asagiya yapmis ve kesis büyük bir hayranlikla hocayi tebrik etmis.
Olup bitenden bir sey anlamayan halk kesise ne oldugunu sormus kesis de:
- Bu adam gerçekten dünyanin en akilli adami. Yere dünya çizdim o Kanada Istanbul arasina cizgi cizdi, bizim direkt ucuslar ne olacak dedi. Ben de dik bir cizgi cizdim, once Miami ve Arjantin var sirada dedim. o da THY dunyanin dört de üçüne sefer yapiyor Bir turlu Kanada ya ucamiyor dedi bende ellerimi acip Kanadaya ne zaman ucacagini Allah bilir dedim, o da ellerini bikmis bir sekil de sallayarak “senelerdir hep ayni hikaye dedi” der ve hayretler icerisinde kesis geri doner.
Bu sefer hocaya neler oldugunu sorar halk hoca da:
- Bu adam oburun biri yere bir tepsi baklava çizdi ben de yarisi benim dedim daha sonra tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim o da tepsi altindan atesi hafif hafif almali dedi ben de üstüne findik fistik eklersek daha iyi olur dedim.
Diger Fikralar:
Ya Ucarsa
Hocanin Valizleri
- Sizin köyün en akilli adami kim? demis. Köylüler de:
- Nasreddin Hoca diye cevap vermis.
Bunun üzerine kesis köy meydaninda hoca ile görüsmeye baslamis ve eline bir çomak alip yere bir daire çizmis Nasreddin Hoca da çomakla dairenin ustune bir cizgi cizmis kesis bir dogru daha çizerek daireyi dörde bölmüs Hoca da dörde bölünmüs dairenin üç dilimine çarpi isareti koymus kesis elleriyle asagidan yukariya dogru hareket yapmis Hoca da yukaridan asagiya yapmis ve kesis büyük bir hayranlikla hocayi tebrik etmis.
Olup bitenden bir sey anlamayan halk kesise ne oldugunu sormus kesis de:
- Bu adam gerçekten dünyanin en akilli adami. Yere dünya çizdim o Kanada Istanbul arasina cizgi cizdi, bizim direkt ucuslar ne olacak dedi. Ben de dik bir cizgi cizdim, once Miami ve Arjantin var sirada dedim. o da THY dunyanin dört de üçüne sefer yapiyor Bir turlu Kanada ya ucamiyor dedi bende ellerimi acip Kanadaya ne zaman ucacagini Allah bilir dedim, o da ellerini bikmis bir sekil de sallayarak “senelerdir hep ayni hikaye dedi” der ve hayretler icerisinde kesis geri doner.
Bu sefer hocaya neler oldugunu sorar halk hoca da:
- Bu adam oburun biri yere bir tepsi baklava çizdi ben de yarisi benim dedim daha sonra tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim o da tepsi altindan atesi hafif hafif almali dedi ben de üstüne findik fistik eklersek daha iyi olur dedim.
Diger Fikralar:
Ya Ucarsa
Hocanin Valizleri
Pazartesi, Mart 10, 2008
Washington DC ve Toronto Seferleri
Ugur Cebeci - Hurriyet - 9 Mart 2008
THY'nin Kuzey Amerika'daki iki yeni noktası ise ABD'de Washington DC ile Kanada'da Toronto. ABD ile Açık Semalar anlaşması olduğu için THY ILFC'den kiraladığı iki A340'ın filosuna katılmasıyla birlikte Washington'a uçmaya başlayacak. THY'nin yaptığı araştırmaya göre Washington ve çevresinden Türkiye'ye önemli miktarda yolcu potansiyeli bulunuyor. Ayrıca 1 Nisan'da imzalanacak Star Alliance havayolu ittifakının ABD'li üyesi United Havayolları'nın dünyadaki en önemli merkezlerinden biri de Washington. Buradan yolcular ABD içine United uçaklarıyla dağıtılacak.
Kanada içinse, iki ülke arasında çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılması yolunda bazı düzenlemelerinin tamamlanması planlanıyor. Geçen yıl Kanada'dan Türkiye'ye gelen turist sayısında yüzde 40'lık artışla 120 bine ulaştığını söyleyen Orhan Sivrikaya bu sayının bu yıl daha da artmasını bekliyor. Ayrıca Toronto ve çevresinde yaklaşık 80 binlik Türk nüfusu var. Toronto'dan Montreal ve Vancouver'a bağlantı ise Air Canada Havayolları tarafından sağlanacak.
THY'nin Kuzey Amerika'daki iki yeni noktası ise ABD'de Washington DC ile Kanada'da Toronto. ABD ile Açık Semalar anlaşması olduğu için THY ILFC'den kiraladığı iki A340'ın filosuna katılmasıyla birlikte Washington'a uçmaya başlayacak. THY'nin yaptığı araştırmaya göre Washington ve çevresinden Türkiye'ye önemli miktarda yolcu potansiyeli bulunuyor. Ayrıca 1 Nisan'da imzalanacak Star Alliance havayolu ittifakının ABD'li üyesi United Havayolları'nın dünyadaki en önemli merkezlerinden biri de Washington. Buradan yolcular ABD içine United uçaklarıyla dağıtılacak.
Kanada içinse, iki ülke arasında çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılması yolunda bazı düzenlemelerinin tamamlanması planlanıyor. Geçen yıl Kanada'dan Türkiye'ye gelen turist sayısında yüzde 40'lık artışla 120 bine ulaştığını söyleyen Orhan Sivrikaya bu sayının bu yıl daha da artmasını bekliyor. Ayrıca Toronto ve çevresinde yaklaşık 80 binlik Türk nüfusu var. Toronto'dan Montreal ve Vancouver'a bağlantı ise Air Canada Havayolları tarafından sağlanacak.
Cuma, Mart 07, 2008
15 YTL için gurbetçiyi üzmeye değer mi?
Behçet Fakihoğlu - Turkiye Gazetesi - 07 Mart 2008 Cuma
Yurt dışına çıkışlarda 15 YTL harç alınıyor. Yıllardır dışarıda yaşayan, hatta o ülkelerde doğup büyüyen, o ülkelerde oturma izni bulunan, bir seferliğine Türkiye’deki akrabalarını ziyaret etmeye gelen Türk vatandaşlarından da bu harç alınıyor.
Pasaportunda işçi, öğrenci ibaresi olmayan vatandaşlar, alınan meblağa değil, gereksiz işlemler ve muameleler için tepki gösteriyor.
Çıkışlarda sık sık görülen bu tatsız duruma bir an önce son verilmesini isteyen gurbetçi vatandaşlar, rencide edildiklerini belirtiyorlar:
“Hani şu yurt dışına çıkış harcı var ya O bizim Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızdan da alınıyor. Şöyle ki; harçla ilgili yönetmenliğe göre, pasaportunda ‘işçidir, işçi ailesidir, öğrencidir’ yazmayan her kişiden 15 YTL harç ücreti alınıyor. Vatandaşın, yaşadığı ülkenin oturumu bulunmasına bakılmadan herkesten alınıyor.
Eğer yurt dışında çalışıyorsan mutlaka işçi olman lazım. Yani 5 milyonun üzerinde vatandaşımızın pasaportunda ‘işçidir’ yazması gerekiyor. Doktor, mühendis, gazeteci, iş adamı olmak var, ama pasaporta mutlaka işçidir yazılması gerekiyor. Yazmıyorsa o zamana 15 YTL ödememiz gerekiyor. Paranız yoksa çıkış yapamıyorsunuz. Pasaportunda mesleğini yazanlar ise,mesleklerini sildirip üzerine ‘işçidir’ yazarak bu uygulamadan kurtulabiliyorlar.
Yıllardır Türkiye’ye gönderdikleri dövizleri ile destek olan ve Merkez Bankasındaki döviz rezervlerinin büyük bir bölümünü karşılayan gurbetçiler bu uygulama karşısında tepkililer. Hem havaalanında gördükleri bu muamele, hem de döndükten sonra Konsolosluklara gidebilmek için yüzlerce kilometre yol kat etmek zorunda bırakılmaları çok üzücü. Hem Konsolosluk önlerinde oluşacak uzun kuyruklar da işin cabası...
Oysa yalnız Almanya’da 70 binin üzerinde iş adamımız var. Bu iş adamlarımızın pasaportunda işçi yazarsa başka ülkelere ticari vize için sıkıntı yaşıyorlar. ‘Senin pasaportunda bile işçi yazıyor, sen ise ticari vize istiyorsun’ deniliyor.
Diğer taraftan 35 binin üzerinde üniversite öğrencimizin olduğunu unutmamak lazım.
Yani yıllardır Avrupa ülkelerinde yaşayan veya orada doğan, yaşadığı ülkenin oturumuna sahip olan Avrupalı Türkler bu muameleyi tepki ile karşılıyor.
Bu konuyla ilgili olarak, birçok vatandaşımız ödenen paradan ziyade, uygulamaya kızıyorlar. Ülkemizin paraya ihtiyacı varsa bunu bilelim ve destek olalım. Ama böyle bir uygulama ile bizi zor durumda bırakmaları doğru bir hareket değil.
Bazı vatandaşlarımız da “ödemem” deyince, o zaman da “uçamazsınız” diyorlar. Görevli memurlar yayınlanan genelgeyi göstererek itiraz edenleri ikna etmeye çalışıyorlar. Zaman zaman da hararetli tartışmalar çıkıyor...”
Görüldüğü gibi, alınan meblağdan değil, bu şekildeki bir uygulamadan üzüntü duyuluyor. 15 YTL için bunca vatandaşımızı üzmeye, onların anayurtlarından kırgın şekilde ayrılmalarına sebep olmaya değer mi? Bu vatandaşlarımızın ülkemize yaptıkları katkı 15 YTL’lerle mukayese kabul eder mi? İçlerinde, bir kalemde alınan harcın toplamından fazla yatırım yapanlar var.
Lütfen bu uygulamayı bir daha düşünelim...
Yurt dışına çıkışlarda 15 YTL harç alınıyor. Yıllardır dışarıda yaşayan, hatta o ülkelerde doğup büyüyen, o ülkelerde oturma izni bulunan, bir seferliğine Türkiye’deki akrabalarını ziyaret etmeye gelen Türk vatandaşlarından da bu harç alınıyor.
Pasaportunda işçi, öğrenci ibaresi olmayan vatandaşlar, alınan meblağa değil, gereksiz işlemler ve muameleler için tepki gösteriyor.
Çıkışlarda sık sık görülen bu tatsız duruma bir an önce son verilmesini isteyen gurbetçi vatandaşlar, rencide edildiklerini belirtiyorlar:
“Hani şu yurt dışına çıkış harcı var ya O bizim Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızdan da alınıyor. Şöyle ki; harçla ilgili yönetmenliğe göre, pasaportunda ‘işçidir, işçi ailesidir, öğrencidir’ yazmayan her kişiden 15 YTL harç ücreti alınıyor. Vatandaşın, yaşadığı ülkenin oturumu bulunmasına bakılmadan herkesten alınıyor.
Eğer yurt dışında çalışıyorsan mutlaka işçi olman lazım. Yani 5 milyonun üzerinde vatandaşımızın pasaportunda ‘işçidir’ yazması gerekiyor. Doktor, mühendis, gazeteci, iş adamı olmak var, ama pasaporta mutlaka işçidir yazılması gerekiyor. Yazmıyorsa o zamana 15 YTL ödememiz gerekiyor. Paranız yoksa çıkış yapamıyorsunuz. Pasaportunda mesleğini yazanlar ise,mesleklerini sildirip üzerine ‘işçidir’ yazarak bu uygulamadan kurtulabiliyorlar.
Yıllardır Türkiye’ye gönderdikleri dövizleri ile destek olan ve Merkez Bankasındaki döviz rezervlerinin büyük bir bölümünü karşılayan gurbetçiler bu uygulama karşısında tepkililer. Hem havaalanında gördükleri bu muamele, hem de döndükten sonra Konsolosluklara gidebilmek için yüzlerce kilometre yol kat etmek zorunda bırakılmaları çok üzücü. Hem Konsolosluk önlerinde oluşacak uzun kuyruklar da işin cabası...
Oysa yalnız Almanya’da 70 binin üzerinde iş adamımız var. Bu iş adamlarımızın pasaportunda işçi yazarsa başka ülkelere ticari vize için sıkıntı yaşıyorlar. ‘Senin pasaportunda bile işçi yazıyor, sen ise ticari vize istiyorsun’ deniliyor.
Diğer taraftan 35 binin üzerinde üniversite öğrencimizin olduğunu unutmamak lazım.
Yani yıllardır Avrupa ülkelerinde yaşayan veya orada doğan, yaşadığı ülkenin oturumuna sahip olan Avrupalı Türkler bu muameleyi tepki ile karşılıyor.
Bu konuyla ilgili olarak, birçok vatandaşımız ödenen paradan ziyade, uygulamaya kızıyorlar. Ülkemizin paraya ihtiyacı varsa bunu bilelim ve destek olalım. Ama böyle bir uygulama ile bizi zor durumda bırakmaları doğru bir hareket değil.
Bazı vatandaşlarımız da “ödemem” deyince, o zaman da “uçamazsınız” diyorlar. Görevli memurlar yayınlanan genelgeyi göstererek itiraz edenleri ikna etmeye çalışıyorlar. Zaman zaman da hararetli tartışmalar çıkıyor...”
Görüldüğü gibi, alınan meblağdan değil, bu şekildeki bir uygulamadan üzüntü duyuluyor. 15 YTL için bunca vatandaşımızı üzmeye, onların anayurtlarından kırgın şekilde ayrılmalarına sebep olmaya değer mi? Bu vatandaşlarımızın ülkemize yaptıkları katkı 15 YTL’lerle mukayese kabul eder mi? İçlerinde, bir kalemde alınan harcın toplamından fazla yatırım yapanlar var.
Lütfen bu uygulamayı bir daha düşünelim...
Pazartesi, Mart 03, 2008
Kanadali Turklerin Direkt Ucus Anketleri
Kanada ile Türkiye araşında karşılıklı uçak seferlerinin konulması ile ilgili haber, bilgi ve Kanada Türkiye Arası Direkt Uçuşları Araştırma Komitesi'nın çalışmalarını listeleyen ve http://ist-yyz.blogspot.com adresinde faaliyet gösteren blog sitesinin bir yılı aşkın süre içerisinde yaptığı değişik anketlere göre uzun süren yolculuk süresinden, kaybolan valizlerinden, zaman kaybindan ve aktarmalar için transit vize uygulamasından bunalan Kanadalı Türkler, Kanada ve Türkiye araşındaki direkt uçuşlar için daha fazla bilet ücretini bile ödemeyi düşünüyor.
Ankete katılanlardan yüzde 30’u direkt uçuş bilet fiyatının aktarmalı uçuşlara göre pahalı olması durumunda aktarmalı uçmayı düşündüğünü belirtirken, geri kalan yüzde 70lik kesim ise 100 dolarla 300 dolara varan miktarda ilave ücret bile vermeye razı olduğunu belirtiyor.
Yine ankete katılanların yüzde 62’lik gibi önemli bir bölümü yılda bir kez ya da iki yılda bir kez Türkiye ve Kanada arasında yolculuk ettiğini belirtirken,direkt uçuşların başlaması ile birlikte bu rakamların daha da artacağı tahmin ediliyor.
Aktarmalı uçuşların karşılıklı turizm hareketlerinde gerçek potansiyelin kullanılmasına engel olduğu bilinen bir gerçek. Kısıtlı bir zaman diliminde tatilini geçirmek isteyen hemen her turist ya da Kanadalı Türk vaktinin önemli bir kısmını ulaşım sırasında geçirmek istemiyor.
Aktarmalı uçuşların getirdiği ilave taşıma ya da aktarma giderleri ithal ya da ihraç edilen malin maaliyetine yansıdığından sanayici ve işadamlarının rekabet şansını da azaltmakta, taze sebze meyve ve deniz ürünleri gibi çabuk bozulabilen ürünlerin ise pazara girmesini engellemekte. Direkt uçuşların başlaması ile birlikte iki ülke girişimcilerinin daha kolay yolculuk etmesi, mal ve hizmetlerini daha hızlı bir şekilde göndermeleri mümkün olacağından, karşılıklı ticaretin de artması bekleniyor.
Yine yapılan anketten çıkan diğer bir sonuca göre de yüzde 92 gibi önemli oranda katılımcı, karşılıklı uçuşların sadece kendisinin değil Türkiyedeki yakınlarınında Kanada Türkiye arasındaki yolculuk sayısını artıracağını söylüyor.
Aktarmalı uçuşlar, İngilizce bilmeyen yolcularla, çocuklarını yaz tatilinde Türkiye’ye yalnız göndermek isteyen aileler veya uzun süre uçtuktan sonra tekrar uçak değiştirmek zorunda kalan yaşlı ve hastalara uçuş stresini ya da engelini yaşatıyor. Görünen o ki sadece bu gruplar değil, kaybettiği her dakikayı kayıp hanesine yazan işadamları da daha kısa ve aktarmasız uçuş için daha fazla bilet ücreti ödemeye razı.
Yine aynı itedeki diğer bir ankete göre de havayolu tercihindeki en büyük etken yüzde 34 ile “bilet fiyatı”. Önceki anketleri doğrularcasına ankete katılan her 4 kişiden biri için de “Aktarmalar dahil toplam uçuş süresinin kısa olması” havayolu seçiminde ikinci sırada yer alıyor. Türk yolcuların yaşadığı sıkıntıları sıralarcasına karşımıza çıkan üçüncü etken ise yolculuk edecek olan Türk pasaportlu yolculardan aktarma yapılacak ülke için transit vize istenmesi. Ankete katılan her 5 kişiden biri de aktarma yapılan ülke için ayrıca vize istenmesi nedeni ile Kanada ve Türkiye arasındaki yolculuk için farklı bir ülkenin havayolunu tercih ettiğini ifade etmis.
Karşılıklı uçuşlarda en çok tercih edilen havayolları ise sırası ile Lufthansa, KLM ve British Airways. Şikago veya New York aktarmalı Türk Hava Yolları ise ankette dördüncü sırada yer alıyor. Bu ankette dikkat çeken bir nokta da ankete katılanların yaklaşık yarısının uçuşlar için Lufthansa ve KLM'yi tercih etmesi.
Yapılan diğer bir ankete göre de yüzde 48 gibi önemli bir kesim daha önceki yolculuklarının en az birinde valizlerinin kaybolduğunu belirtmis. Valiz kayıpları iki ülke arasındaki yolculuk sırasında çok sık yaşanan sorunlardan biri. Bu sorun zaman zaman gazete haberlerine konu olduğu gibi çözüm için mahkemeye bile başvurulduğu durumlarla da karşılaşılabiliyor.
Kısa adı IATA olan Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin istatikleri de bu anketi desteklercesine yüksek rakamlar sunuyor. İATA’nin istatistiklerine göre 2005 yılında 30 milyondan fazla valiz sahibine geç ulaşırken, 200 binden fazla valiz de sahibine hiç ulaşmamış, ve her geçen yıl bu oran artmaya devam ediyor. Valiz kayıplarının en önemli nedenlerinden biri olarak ise aktarmalı uçuşlar sırasında iki uçak arasındaki kısa bekleme süresi ve farklı iki havayolu ile yapılan yolculuklarda bu iki havayolu arasında yaşanan koordinasyon problemleri olarak belirtiliyor. Valizlerini bekleyenlerin bir umudu da direkt uçuşlar gibi görünmekte.
Kanada ve Türkiye basınında yayınlanan anketlerin yayınlandığı blog sitesinde de listelenen hemen her haberde değişik yetkilerin bildirdiğine göre Kanada uçuşlarının başlama tarihi o ya da bu sebepten dolayi gözden geçirilip öteye atılıyor.
Bütün bu haberlere rağmen ankete katılan Kanada Türk Toplumu iyimser ve yüzde 72 oranında katılımcı uçuşların 2010 yılından önce başlayacağına düşünüyor.
IST-YYZ
Çarşamba, Şubat 27, 2008
Gizli El (ler)
Canadaturk - Hasan Yilmaz - Subat 2008
Türk Hava Yolları’nın Toronto’ya doğrudan uçuşunun önündeki tek engel olarak duran “Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması’ tekrar beklemeye alındı.
Bu bilgi, Kanada Türkiye ilişkileri ile ilgili sayısız yazı kaleme alan, bizim de zaman zaman paslaştığımız Sabah gazetesinden Mahmut Övür tarafından yazıldı.
Övür, yazısında şöyle diyor: “Geçtiğimiz yılın son ayında Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, Gelirler Idaresi Başkanlığı’na anlaşmayı imzaya hazırlaması için talimat vermesi iş dünyasında sevinç yaratmıştı. Ama sonra ne olduysa oldu yine “beklemeye” alındı.
Türk Kanada Iş Konseyi Başkanı Yılmaz Argüden bu konuda şunları söylüyor:
“Birçok ülke ile çifte vergi anlaşmamız var. Kanada ile olabilmesi için de çalışmalarımız devam ediyor. Teknik olarak sorun yok ama bence siyasi sorun var. Bu da Magna gibi büyük yatırımları etkiliyor. Ayrıca THY’nin Kanada’ya uçmaması da gelecek yatırımların bir kısmını azaltıyor.”
Istihdam için yatırıma ihtiyacı olan Türkiye eğer ekonomik ilişkilerine bu gözle bakacak olursa, birçok ülke ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak”
Biz de Canadatürk olarak bu konuyu uzun zamandır dillendiriyoruz. Ama nafile.
Kanada firmalarının Türkiye’deki yatırımlarının tutarı geçtiğimiz yıl bir milyar dolar civarında gerçekleşti.
Karşılıklı ticaret hacmi ise 2007’nin ilk dokuz ayında 1.2 milyar dolar oldu.
Bu rakamların çok daha yukarılara çıkması ise Türkiye’nin elinde.
Ama sanki gizli bir el (ler) buna engel oluyor.
***
Bilindiği gibi yakında Türkiye’de nükleer santral ihalesi var.
21 Şubat’ta da firmalara teklif vermek üzere davet yapılacak.
Firmalar yaklaşık 2 ay süre ile Enerji Bakanlığı ve TAEK (Türkiye Atom enerjisi Kurumu) ile görüşerek, tekliflerini nihai hale getirecekler. Mayıs-Haziran aylarında da ihaleye verilen teklifler sonuçlandırılacak. Yaklaşık 2 yıldır devam eden nükleer toplantılarına en son 20 civarında firma katılmıştı. TAEK’in seçtiği teknolojiye sahip ülkeler arasında ABD, Fransa, Japonya, Rusya,Güney Kore ve Kanada da var.
Firmalar ilk aşamada lisansı hazır olan Mersin-Akkuyu için teklif verebilecekler. Ancak daha uzun süre için teklif veren firmalar, Sinop’u da tercih edebilecekler.
Kanada Atom Enerjsi Kurumu (AECL) Türkiye’de nükleer santral ihalesi almak için 30 yıldan fazla süredir mücadele ediyor.
Ilk kez 1977 yılında uluslararası ihaleye çıkan Akkuyu Nükleer Santralini uzun görüşmelerden sonra AECL’in yapması kararlaştırılmış,1985 Ağustos’unda AECL ile TEK arasında ön protokol anlaşması imzalanmıştı.
Bu proje 1986 yılında Çernobil faciası yaşanınca rafa kaldırıldı.
AECL, 1996 yılında tekrar ihaleye çıkartılan Akkuyu için devreye girmiş, 2000 yılında dönemin Başbakanı Ecevit, hem çevreci protestolar hem de ekonomik olmadığı gerekçesiyle projeden vazgeçildiğini duyurmuştu.
İki girişimden de eli boş dönen, hatta ihaleyi almak için dönemin bazı politikacılarına rüşvet dağıttığı iddia edilen AECL, şimdi üçünkü kez Türkiye’nin açacağı ihaleye girecek.
Olayın kısa bir tarihini verdikten sonra yukarıda bahsini ettiğim gizli el(ler)in nükleer santral ihalesi ile ilgisini aldığım duyumlara göre aktarayım.
Milyarlarca dolarlık bir yatırım olunca ülkeler ve şirketler arasında ihaleyi almak için haliyle büyük bir mücadele var. Bu mücadele esnasında daha önce AECL’in yaptığı iddia edildiği gibi kirli ayak oyunları da olabiliyor.
Bu defa oyunu oynayanlar AECL’i safdışı bırakmak için çalışıyorlar. Bunun için de Ermeni kozunu kullanıyorlar.
Kanada’nın Ermeni soykırım iddiaları konusundaki her girişimi bunların işine yarıyor. Hatta Dışişleri ve Maliye Bakanlıkları içinden dostlar da edinmişler.
Kanada ile Türkiye arasında “Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması”nın da, “Sivil Uçuş Anlaşması”nın da en azından nükleer ihale sonuçlandırılıncaya kadar imzalanmaması için ellerinden geleni yapıyormuş bu el(ler).
Kısacası, iki ülke arasındaki ilişkiler ne kadar gergin olursa o kadar iyi imiş onlar için.
Çoğunuza bu hayal gibi gelebilir, ancak bilgi sağlam yerden.
Türk Hava Yolları’nın Toronto’ya doğrudan uçuşunun önündeki tek engel olarak duran “Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması’ tekrar beklemeye alındı.
Bu bilgi, Kanada Türkiye ilişkileri ile ilgili sayısız yazı kaleme alan, bizim de zaman zaman paslaştığımız Sabah gazetesinden Mahmut Övür tarafından yazıldı.
Övür, yazısında şöyle diyor: “Geçtiğimiz yılın son ayında Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, Gelirler Idaresi Başkanlığı’na anlaşmayı imzaya hazırlaması için talimat vermesi iş dünyasında sevinç yaratmıştı. Ama sonra ne olduysa oldu yine “beklemeye” alındı.
Türk Kanada Iş Konseyi Başkanı Yılmaz Argüden bu konuda şunları söylüyor:
“Birçok ülke ile çifte vergi anlaşmamız var. Kanada ile olabilmesi için de çalışmalarımız devam ediyor. Teknik olarak sorun yok ama bence siyasi sorun var. Bu da Magna gibi büyük yatırımları etkiliyor. Ayrıca THY’nin Kanada’ya uçmaması da gelecek yatırımların bir kısmını azaltıyor.”
Istihdam için yatırıma ihtiyacı olan Türkiye eğer ekonomik ilişkilerine bu gözle bakacak olursa, birçok ülke ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak”
Biz de Canadatürk olarak bu konuyu uzun zamandır dillendiriyoruz. Ama nafile.
Kanada firmalarının Türkiye’deki yatırımlarının tutarı geçtiğimiz yıl bir milyar dolar civarında gerçekleşti.
Karşılıklı ticaret hacmi ise 2007’nin ilk dokuz ayında 1.2 milyar dolar oldu.
Bu rakamların çok daha yukarılara çıkması ise Türkiye’nin elinde.
Ama sanki gizli bir el (ler) buna engel oluyor.
***
Bilindiği gibi yakında Türkiye’de nükleer santral ihalesi var.
21 Şubat’ta da firmalara teklif vermek üzere davet yapılacak.
Firmalar yaklaşık 2 ay süre ile Enerji Bakanlığı ve TAEK (Türkiye Atom enerjisi Kurumu) ile görüşerek, tekliflerini nihai hale getirecekler. Mayıs-Haziran aylarında da ihaleye verilen teklifler sonuçlandırılacak. Yaklaşık 2 yıldır devam eden nükleer toplantılarına en son 20 civarında firma katılmıştı. TAEK’in seçtiği teknolojiye sahip ülkeler arasında ABD, Fransa, Japonya, Rusya,Güney Kore ve Kanada da var.
Firmalar ilk aşamada lisansı hazır olan Mersin-Akkuyu için teklif verebilecekler. Ancak daha uzun süre için teklif veren firmalar, Sinop’u da tercih edebilecekler.
Kanada Atom Enerjsi Kurumu (AECL) Türkiye’de nükleer santral ihalesi almak için 30 yıldan fazla süredir mücadele ediyor.
Ilk kez 1977 yılında uluslararası ihaleye çıkan Akkuyu Nükleer Santralini uzun görüşmelerden sonra AECL’in yapması kararlaştırılmış,1985 Ağustos’unda AECL ile TEK arasında ön protokol anlaşması imzalanmıştı.
Bu proje 1986 yılında Çernobil faciası yaşanınca rafa kaldırıldı.
AECL, 1996 yılında tekrar ihaleye çıkartılan Akkuyu için devreye girmiş, 2000 yılında dönemin Başbakanı Ecevit, hem çevreci protestolar hem de ekonomik olmadığı gerekçesiyle projeden vazgeçildiğini duyurmuştu.
İki girişimden de eli boş dönen, hatta ihaleyi almak için dönemin bazı politikacılarına rüşvet dağıttığı iddia edilen AECL, şimdi üçünkü kez Türkiye’nin açacağı ihaleye girecek.
Olayın kısa bir tarihini verdikten sonra yukarıda bahsini ettiğim gizli el(ler)in nükleer santral ihalesi ile ilgisini aldığım duyumlara göre aktarayım.
Milyarlarca dolarlık bir yatırım olunca ülkeler ve şirketler arasında ihaleyi almak için haliyle büyük bir mücadele var. Bu mücadele esnasında daha önce AECL’in yaptığı iddia edildiği gibi kirli ayak oyunları da olabiliyor.
Bu defa oyunu oynayanlar AECL’i safdışı bırakmak için çalışıyorlar. Bunun için de Ermeni kozunu kullanıyorlar.
Kanada’nın Ermeni soykırım iddiaları konusundaki her girişimi bunların işine yarıyor. Hatta Dışişleri ve Maliye Bakanlıkları içinden dostlar da edinmişler.
Kanada ile Türkiye arasında “Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması”nın da, “Sivil Uçuş Anlaşması”nın da en azından nükleer ihale sonuçlandırılıncaya kadar imzalanmaması için ellerinden geleni yapıyormuş bu el(ler).
Kısacası, iki ülke arasındaki ilişkiler ne kadar gergin olursa o kadar iyi imiş onlar için.
Çoğunuza bu hayal gibi gelebilir, ancak bilgi sağlam yerden.
Buyurun Kanada'ya uçalım
Fikri Turkel - Zaman 27-Subat-2008
Buyurun Kanada'ya uçalım
Kanada'ya bir Türk şirketinden haber amaçlı davet aldım. Kışın ayrı yazın ayrı bir cazibesi olduğunu düşünüyorum. Rahat dolaşmak ve daha fazla yer görmek için yazın gitmeyi uygun buldum. Gitmeden biraz bilgi toplamak istedim. İyi de yapmışım...
Önce doğrudan uçuşların olmadığını gördüm. THY, Mart 2008'de uçuşlar başlayacak dese de, sadece bu yıl uçmak için çalışmalar yapıyorlar... Çünkü top başkasında. Niye mi?
Elimde Ottawa Büyükelçiliği'nin hazırladığı çalışma var: 43 bin dolar milli gelire sahip Kanadalılar, dünyanın en çok para harcayan ve tatil yapan turistleri olarak gösteriliyor. 271 milyar dolar sabit sermaye yatırımı yapan Kanada, 43 milyar dolar dış ticaret fazlası veriyor. Her ne kadar dış ticaret dengesi lehimize olsa da, Türkiye'nin dış ticaretleri içindeki payı binde 1 oranında.
Geçen yılın rakamlarına göre Kanada'dan ülkemize 90 bin civarında turist geliyor. Eğer doğrudan uçuşlar olursa, transit geçişler hariç gelecek turist sayısının 300 binleri geçmesi düşünülüyor. Transit kelimesini açmak lazım...
Kanada'da 1 milyon 650 bin Ukraynalı, 600 bin İranlı, 600 bin Lübnanlı, 60 bin Afganistanlı, 3 bin Kıbrıslı, 1 milyon Arap asıllı, sadece Toronto'da 60 bin Etiyopyalı yaşıyor. Bütün bu ülkelerden Kanada'ya doğrudan uçuşlar yok. Bu insanların Türkiye üzerinden uçmayı tercih etmeleri mümkündür. Mesele THY'nin uçması değil, potansiyellerden istifade etmektir. Çevremizdeki ülkelerden transit yolcularla bu rakamın 3,5 milyon olması zor görünmüyor.
Ekonomik değer ifade eden pek çok rakam verilebilir... Potansiyelden kimsenin şüphesi olduğunu sanmıyorum.
Bu yılın Türkiye'ye çekilen en büyük yatırım projesi olarak Magna gösteriliyor. 400 ila 600 milyon Euro'ya mal olacak yatırım gerçekleşirse Kanadalı otomotiv devi, dünyanın en lüks araçlarını Türkiye'de üretecek. Yetkililer, bunu büyük bir başarı olarak gösteriyor.
Bir yıl önce, medyaya yansıyan yönüyle Kanada Dışişleri Bakanı Peter MacKay, Türkiye'ye ziyaret yapmak istiyor, ama Türk tarafı kabul etmiyor. 2004 yılında Kanada Parlamentosu'nun '1915 olayları' bağlamında aldığı karar etkili oluyor. Yani Kanada hükümetinin bundan böyle alacağı tutuma göre değerlendirme yapılacak.
Başta Yunanistan olmak üzere Rusya, Belçika, Lübnan, İtalya, Fransa, Hollanda, Almanya gibi 19 ülkeyle ilişkimiz var, ama Kanada ile yok.
Devlet Bakanı Kemal Unakıtan'ın doğrudan uçuşların başlayacağına dair bir ifadesi kamuoyuna yansıdı. Unakıtan işi sadece 'çifte vergilendirme' kısmıyla düşünüyor ve kolay çözülebileceğine inanıyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, her ay birkaç ülkeye gitmek için temposunu sürekli artırıyor. Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, sağlığını riske atan bir gayretle yeni pazarlar için koşturuyor. Türkiye Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON)'ndan odalara kadar pek çok işadamı kuruluşu yeni bağlantılar için didiniyor. Dünyanın en geniş potansiyeline sahip ülkesi Kanada için bir adım atılmıyor. Kürşad Tüzmen, dış ticaret müsteşarıyken Kanada'ya gitmişti, ama bakan olarak gidemiyor.
Kanada'da 80 bin kayıtlı Türk vatandaşı yaşıyor. Orada doğanlar, başka uyruklu görünenlerle bu rakamın 100 binin üstünde olduğu tahmin ediliyor. Hepsinin gidiş ve gelişleri, bayramda, tatilde ulaşımları hep sorun oluyor.
İhracatçılar, Amerika'ya 24 saatte giden numunelerin dolaylı gidişler sebebiyle 3-4 günü bulabildiğini belirtiyorlar.
Bütün bunları sağlıklı bir mantıkla izah edemiyorsanız, farklı kurgular yapmak zorunda kalırsınız. Buyurun benim bulduklarım:
- Nükleer santral ihalesine girebilecek ülke şirketlerinden biri de Kanada'dan. Bu durumda elinin ne kadar zayıfladığını takdir edersiniz.
- Kanada'nın dış ticaret pazarını 10 kat artırmak elimizde, ancak bu pazarı kimlere kaptırdığımızı takdirinize bırakıyorum.
- Bazı mahfiller hükümetin çalışmalarını baltalamak istiyor. Yapılacaklardan biri de büyük projelerin ve potansiyellerin önünü kesmek. Kanada ile ilişkiler de bunlardan biri. Bahanesi de malum.
Şimdilik bunları yazıyorum, gidince daha olumlu şeyler yazmak ümidiyle...
Buyurun Kanada'ya uçalım
Kanada'ya bir Türk şirketinden haber amaçlı davet aldım. Kışın ayrı yazın ayrı bir cazibesi olduğunu düşünüyorum. Rahat dolaşmak ve daha fazla yer görmek için yazın gitmeyi uygun buldum. Gitmeden biraz bilgi toplamak istedim. İyi de yapmışım...
Önce doğrudan uçuşların olmadığını gördüm. THY, Mart 2008'de uçuşlar başlayacak dese de, sadece bu yıl uçmak için çalışmalar yapıyorlar... Çünkü top başkasında. Niye mi?
Elimde Ottawa Büyükelçiliği'nin hazırladığı çalışma var: 43 bin dolar milli gelire sahip Kanadalılar, dünyanın en çok para harcayan ve tatil yapan turistleri olarak gösteriliyor. 271 milyar dolar sabit sermaye yatırımı yapan Kanada, 43 milyar dolar dış ticaret fazlası veriyor. Her ne kadar dış ticaret dengesi lehimize olsa da, Türkiye'nin dış ticaretleri içindeki payı binde 1 oranında.
Geçen yılın rakamlarına göre Kanada'dan ülkemize 90 bin civarında turist geliyor. Eğer doğrudan uçuşlar olursa, transit geçişler hariç gelecek turist sayısının 300 binleri geçmesi düşünülüyor. Transit kelimesini açmak lazım...
Kanada'da 1 milyon 650 bin Ukraynalı, 600 bin İranlı, 600 bin Lübnanlı, 60 bin Afganistanlı, 3 bin Kıbrıslı, 1 milyon Arap asıllı, sadece Toronto'da 60 bin Etiyopyalı yaşıyor. Bütün bu ülkelerden Kanada'ya doğrudan uçuşlar yok. Bu insanların Türkiye üzerinden uçmayı tercih etmeleri mümkündür. Mesele THY'nin uçması değil, potansiyellerden istifade etmektir. Çevremizdeki ülkelerden transit yolcularla bu rakamın 3,5 milyon olması zor görünmüyor.
Ekonomik değer ifade eden pek çok rakam verilebilir... Potansiyelden kimsenin şüphesi olduğunu sanmıyorum.
Bu yılın Türkiye'ye çekilen en büyük yatırım projesi olarak Magna gösteriliyor. 400 ila 600 milyon Euro'ya mal olacak yatırım gerçekleşirse Kanadalı otomotiv devi, dünyanın en lüks araçlarını Türkiye'de üretecek. Yetkililer, bunu büyük bir başarı olarak gösteriyor.
Bir yıl önce, medyaya yansıyan yönüyle Kanada Dışişleri Bakanı Peter MacKay, Türkiye'ye ziyaret yapmak istiyor, ama Türk tarafı kabul etmiyor. 2004 yılında Kanada Parlamentosu'nun '1915 olayları' bağlamında aldığı karar etkili oluyor. Yani Kanada hükümetinin bundan böyle alacağı tutuma göre değerlendirme yapılacak.
Başta Yunanistan olmak üzere Rusya, Belçika, Lübnan, İtalya, Fransa, Hollanda, Almanya gibi 19 ülkeyle ilişkimiz var, ama Kanada ile yok.
Devlet Bakanı Kemal Unakıtan'ın doğrudan uçuşların başlayacağına dair bir ifadesi kamuoyuna yansıdı. Unakıtan işi sadece 'çifte vergilendirme' kısmıyla düşünüyor ve kolay çözülebileceğine inanıyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, her ay birkaç ülkeye gitmek için temposunu sürekli artırıyor. Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, sağlığını riske atan bir gayretle yeni pazarlar için koşturuyor. Türkiye Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON)'ndan odalara kadar pek çok işadamı kuruluşu yeni bağlantılar için didiniyor. Dünyanın en geniş potansiyeline sahip ülkesi Kanada için bir adım atılmıyor. Kürşad Tüzmen, dış ticaret müsteşarıyken Kanada'ya gitmişti, ama bakan olarak gidemiyor.
Kanada'da 80 bin kayıtlı Türk vatandaşı yaşıyor. Orada doğanlar, başka uyruklu görünenlerle bu rakamın 100 binin üstünde olduğu tahmin ediliyor. Hepsinin gidiş ve gelişleri, bayramda, tatilde ulaşımları hep sorun oluyor.
İhracatçılar, Amerika'ya 24 saatte giden numunelerin dolaylı gidişler sebebiyle 3-4 günü bulabildiğini belirtiyorlar.
Bütün bunları sağlıklı bir mantıkla izah edemiyorsanız, farklı kurgular yapmak zorunda kalırsınız. Buyurun benim bulduklarım:
- Nükleer santral ihalesine girebilecek ülke şirketlerinden biri de Kanada'dan. Bu durumda elinin ne kadar zayıfladığını takdir edersiniz.
- Kanada'nın dış ticaret pazarını 10 kat artırmak elimizde, ancak bu pazarı kimlere kaptırdığımızı takdirinize bırakıyorum.
- Bazı mahfiller hükümetin çalışmalarını baltalamak istiyor. Yapılacaklardan biri de büyük projelerin ve potansiyellerin önünü kesmek. Kanada ile ilişkiler de bunlardan biri. Bahanesi de malum.
Şimdilik bunları yazıyorum, gidince daha olumlu şeyler yazmak ümidiyle...
Pazartesi, Şubat 18, 2008
Temel Kotil : Kanada makamlarından uçuş izni bekliyoruz
Yurtdışından 2.2 milyar YTL kazandık küresel pazarda daha da büyüyeceğiz
THY'nin filosuna bu yıl 21 yeni uçak eklenecek. Uçakların filoya girişine paralel olarak dış hat uçuşları da başlayacak.
Geçen yıl Türk Hava Yolları'nın yurtdışı satışlarından yaklaşık 2.2 milyar YTL gelir elde ettiğini belirten THY Genel Müdürü Temel Kotil, "2008 atağa kalktığımız yıl olacak. 21 uçak ve 11 yeni dış hatla, 2007'de yurtdışında kazandığımız gücü artırarak daha büyük bir marka olacağız" dedi
Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil, 2007 yılında yurtdışı satışlarından yaklaşık 2.2 milyar YTL elde ettiklerini belirterek, "2008 atılım yılımız olacak. 21 uçak ve 11 yeni dış hatla yurtdışında daha büyük bir marka olacağız" dedi. Kotil, 2007 Geçici Vergi Beyannamesi'ne göre THY'nin satışlarının yüzde 18 artışla 4 milyar 718 milyon YTL'ye ulaştığını belirtti. 2007'de yolcu artışının da yüzde 16 olduğunu ifade eden Kotil, "Ama onun üzerinde YTL bazında bir gelir elde etmiş olduk. Dolara çevirirsek bu yüzde 18'in çok daha yukarı çıkacağını görürsünüz. Çünkü 2006-2007 yılları arasında dolar değer kaybetti. Yolcuya göre çok yüksek bir gelir artışı yakaladık" diye konuştu. Yurtiçi satışların 2007'de 1 milyar 767 milyon YTL olduğunu kaydeden Kotil, iç satışlarda yüzde 12 artış sağlandığını söyledi. Satışlar içinde bulunan, akaryakıt ilave gelirleri gibi yine yolcudan elde edilen diğer gelirlerin de 771 milyon YTL'ye ulaştığını ifade eden Kotil, asıl dikkat çekici artışın dış satışlarda yaşandığını vurguladı.
Yüzde 60 yurtdışından
Yurtdışından 2007 yılı içinde yaklaşık 2.2 milyar YTL para getirdiklerinin ealtını çizen Kotil, THY'nin gelirinin neredeyse yüzde 60'ını yurtdışı satışlarından, yüzde 40'ını da yurtiçinden temin ettiğini belirtti. 2008 yılının büyüme atağı yaşanacak bir yıl olduğunu ifade eden Kotil, "2006'da 21 hat açtık, yolcu sayımızı 14 milyondan 17 milyona çıkardık. 2008'de de yurtdışında 11 yeni hat açılacak. Beklentimiz 23.5 milyon yolcu taşımak. Bu da yüzde 18'lik bir artış oluyor. Gelirdeki artışımızın da bunun üzerinde olmasını bekliyoruz" dedi. THY'nin yurtdışındaki büyüme artışının 2008'de çok daha fazla hissedileceğini kaydeden Temel Kotil, yolcu artışında THY'nin yurtdışında çok daha büyük bir marka haline geldiğini vurguladı.
İlk uçak bugün geliyor
THY'nin bu yıl filosuna 21 yeni uçak ekleyeceğini belirten Kotil, ilk uçağın bugün geleceğini belirtti. Toronto, Washington, Sao Paolo, Birmingham, Oran, İskenderiye, Lvov, Halep, Ufa, Atrau, Lahore'den oluşan, seferleri bu yıl başlayacak dış hatlardan Halep'in yakında başlayacağının altını çizen Kotil, filoya katılacak 21 uçağın gelişine paralel olarak yeni dış hat uçuşlarına başlayacaklarını söyledi. Toronto için ikili anlaşma yapılacağını ifade eden Kotil, Kanada makamlarından uçuş izni için beklediklerini ifade etti.
'Ben Efsaneyim' sorunu
THY'nin yurtdışında çok ciddi bir oyuncu olduğunun altını çizen Kotil, Avrupa, Asya, Körfez Bölgesi ve Amerika'da büyük havayolu şirketleriyle rekabet halinde olduklarına işaret etti. Yurtdışı tanıtım-reklam atağının 2008 yılında da artarak süreceğini belirten Kotil, geçen yıl 35 milyon dolar bütçe ayırdıkları reklamların yurtdışında çok beğenildiğini ifade etti.
THY'nin yurtdışındaki itibarının çok önemli olduğunu vurgulayan Kotil, bir süre önce vizyona giren Will Smith'in oynadığı 'Ben Efsaneyim' filminde THY uçağı için, 'Pistten çıktı' ifadesinin kullanılmasına da bu çerçevede baktıklarını söyledi. Konuyla ilgili olarak, ABD'deki hukuk bürosunun başlattığı hukuki incelemenin sürdüğünü ifade eden Kotil, "İsmimizin böyle anılmasından büyük rahatsızlık duyduk. İnceleme tamamlanınca gerekeni yapacağız. Bu işin peşini bırakmayacağız" dedi. Hizmet kalitesini beş yıldıza çıkararak ve uygun fiyatlı uçuş imkânı sağlayarak rekabette öne geçmeyi tasarladıklarını vurgulayan Kotil, "Her yıl pazar payımızı yukarı çekiyoruz. Avrupa'da bunu çok ciddi bir yere getirdik. Yüzde 3'lerden başlayarak, yüzde 6 pazar payına ulaştık" dedi.
THY'nin Aralık 2007 Geçici Vergi Beyannamesi'ne göre net 288 milyon YTL kârı ortaya çıktı. Ancak Sermaye Piyasası Kurumu'na (SPK) sunularak nisan ayında açıklanacak asıl sonuçlarda kâr farklılık gösterdiği için, asıl sonuçlarda değişmeyecek olan satışlar geçici beyanname ile ortaya çıkıyor.
THY'nin filosuna bu yıl 21 yeni uçak eklenecek. Uçakların filoya girişine paralel olarak dış hat uçuşları da başlayacak.
Geçen yıl Türk Hava Yolları'nın yurtdışı satışlarından yaklaşık 2.2 milyar YTL gelir elde ettiğini belirten THY Genel Müdürü Temel Kotil, "2008 atağa kalktığımız yıl olacak. 21 uçak ve 11 yeni dış hatla, 2007'de yurtdışında kazandığımız gücü artırarak daha büyük bir marka olacağız" dedi
Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil, 2007 yılında yurtdışı satışlarından yaklaşık 2.2 milyar YTL elde ettiklerini belirterek, "2008 atılım yılımız olacak. 21 uçak ve 11 yeni dış hatla yurtdışında daha büyük bir marka olacağız" dedi. Kotil, 2007 Geçici Vergi Beyannamesi'ne göre THY'nin satışlarının yüzde 18 artışla 4 milyar 718 milyon YTL'ye ulaştığını belirtti. 2007'de yolcu artışının da yüzde 16 olduğunu ifade eden Kotil, "Ama onun üzerinde YTL bazında bir gelir elde etmiş olduk. Dolara çevirirsek bu yüzde 18'in çok daha yukarı çıkacağını görürsünüz. Çünkü 2006-2007 yılları arasında dolar değer kaybetti. Yolcuya göre çok yüksek bir gelir artışı yakaladık" diye konuştu. Yurtiçi satışların 2007'de 1 milyar 767 milyon YTL olduğunu kaydeden Kotil, iç satışlarda yüzde 12 artış sağlandığını söyledi. Satışlar içinde bulunan, akaryakıt ilave gelirleri gibi yine yolcudan elde edilen diğer gelirlerin de 771 milyon YTL'ye ulaştığını ifade eden Kotil, asıl dikkat çekici artışın dış satışlarda yaşandığını vurguladı.
Yüzde 60 yurtdışından
Yurtdışından 2007 yılı içinde yaklaşık 2.2 milyar YTL para getirdiklerinin ealtını çizen Kotil, THY'nin gelirinin neredeyse yüzde 60'ını yurtdışı satışlarından, yüzde 40'ını da yurtiçinden temin ettiğini belirtti. 2008 yılının büyüme atağı yaşanacak bir yıl olduğunu ifade eden Kotil, "2006'da 21 hat açtık, yolcu sayımızı 14 milyondan 17 milyona çıkardık. 2008'de de yurtdışında 11 yeni hat açılacak. Beklentimiz 23.5 milyon yolcu taşımak. Bu da yüzde 18'lik bir artış oluyor. Gelirdeki artışımızın da bunun üzerinde olmasını bekliyoruz" dedi. THY'nin yurtdışındaki büyüme artışının 2008'de çok daha fazla hissedileceğini kaydeden Temel Kotil, yolcu artışında THY'nin yurtdışında çok daha büyük bir marka haline geldiğini vurguladı.
İlk uçak bugün geliyor
THY'nin bu yıl filosuna 21 yeni uçak ekleyeceğini belirten Kotil, ilk uçağın bugün geleceğini belirtti. Toronto, Washington, Sao Paolo, Birmingham, Oran, İskenderiye, Lvov, Halep, Ufa, Atrau, Lahore'den oluşan, seferleri bu yıl başlayacak dış hatlardan Halep'in yakında başlayacağının altını çizen Kotil, filoya katılacak 21 uçağın gelişine paralel olarak yeni dış hat uçuşlarına başlayacaklarını söyledi. Toronto için ikili anlaşma yapılacağını ifade eden Kotil, Kanada makamlarından uçuş izni için beklediklerini ifade etti.
'Ben Efsaneyim' sorunu
THY'nin yurtdışında çok ciddi bir oyuncu olduğunun altını çizen Kotil, Avrupa, Asya, Körfez Bölgesi ve Amerika'da büyük havayolu şirketleriyle rekabet halinde olduklarına işaret etti. Yurtdışı tanıtım-reklam atağının 2008 yılında da artarak süreceğini belirten Kotil, geçen yıl 35 milyon dolar bütçe ayırdıkları reklamların yurtdışında çok beğenildiğini ifade etti.
THY'nin yurtdışındaki itibarının çok önemli olduğunu vurgulayan Kotil, bir süre önce vizyona giren Will Smith'in oynadığı 'Ben Efsaneyim' filminde THY uçağı için, 'Pistten çıktı' ifadesinin kullanılmasına da bu çerçevede baktıklarını söyledi. Konuyla ilgili olarak, ABD'deki hukuk bürosunun başlattığı hukuki incelemenin sürdüğünü ifade eden Kotil, "İsmimizin böyle anılmasından büyük rahatsızlık duyduk. İnceleme tamamlanınca gerekeni yapacağız. Bu işin peşini bırakmayacağız" dedi. Hizmet kalitesini beş yıldıza çıkararak ve uygun fiyatlı uçuş imkânı sağlayarak rekabette öne geçmeyi tasarladıklarını vurgulayan Kotil, "Her yıl pazar payımızı yukarı çekiyoruz. Avrupa'da bunu çok ciddi bir yere getirdik. Yüzde 3'lerden başlayarak, yüzde 6 pazar payına ulaştık" dedi.
THY'nin Aralık 2007 Geçici Vergi Beyannamesi'ne göre net 288 milyon YTL kârı ortaya çıktı. Ancak Sermaye Piyasası Kurumu'na (SPK) sunularak nisan ayında açıklanacak asıl sonuçlarda kâr farklılık gösterdiği için, asıl sonuçlarda değişmeyecek olan satışlar geçici beyanname ile ortaya çıkıyor.
Kanada yatırımlarını kaçıracak mıyız?
Kanada yatırımlarını kaçıracak mıyız?
Mahmut Ovur - Sabah - 6 Ocak 2008
GEÇEN yılın son günlerinde SABAH gazetesinin ekonomi sayfasında Kanada ile ilgili bir haber vardı.
Haberde Kanada merkezli Magna şirketinin Türkiye'de yatırım yapmak için Tekirdağ'ı üs seçtiği yer alıyordu.
Magna, sıradan bir şirket değil. 25 milyar dolarlık cirosuyla, 23 ülkede 83 bin kişiye istihdam sağlayan dünya çapında bir şirket.
Tekirdağ'da Porsche ve BMW gibi büyük otomobil firmalarına lüks sınıfta yer alan 4x4 SUV'lar ve spor otomobiller üretmeyi planlıyor. İnanılmaz bir olanak. Bu yatırımı Türkiye'ye yapması için Magna'yı ikna eden isim ise Türkiye Yatırım, Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz.
Peki, sonuç ne olacak dersiniz?
Benim aldığım haberler iyi değil.
Nedeni de iki ülke arasındaki "siyasi" ilişkiler...
Neredeyse iki yıldır ara ara da olsa THY'nin neden Kanada'ya direkt uçuş yapmadığını irdeliyorum. Bunun bilinen tek gerekçesi iki ülke arasında "Çifte Vergilendirme Anlaşması"nın imzalanmaması... Türkiye, anlaşmayı Ermeni soykırım yasası nedeniyle imzalamıyor.
Durum bu noktaya gelip tıkanmış. Ne Türkiye o vergi yasasını imzalıyor, ne de Kanada geri adım atıyor.
Geçen yılın son ayında Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın, Gelirler İdaresi Başkanlığı'na anlaşmayı imzaya hazırlaması için talimat vermesi iş dünyasında sevinç yaratmıştı. Ama sonra ne olduysa oldu yine "beklemeye" alındı.
Türk Kanada İş Konseyi Başkanı Yılmaz Argüden bu konuda şunları söylüyor:
"Birçok ülke ile çifte vergi anlaşmamız var. Kanada ile olabilmesi için de çalışmalarımız devam ediyor. Teknik olarak sorun yok ama bence siyasi sorun var. Bu da Magna gibi büyük yatırımları etkiliyor. Ayrıca THY'nin Kanada'ya uçmaması da gelecek yatırımların bir kısmını azaltıyor."
İstihdam için yatırıma ihtiyacı olan Türkiye eğer ekonomik ilişkilerine bu gözle bakacak olursa, birçok ülke ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak.
Mahmut Ovur - Sabah - 6 Ocak 2008
GEÇEN yılın son günlerinde SABAH gazetesinin ekonomi sayfasında Kanada ile ilgili bir haber vardı.
Haberde Kanada merkezli Magna şirketinin Türkiye'de yatırım yapmak için Tekirdağ'ı üs seçtiği yer alıyordu.
Magna, sıradan bir şirket değil. 25 milyar dolarlık cirosuyla, 23 ülkede 83 bin kişiye istihdam sağlayan dünya çapında bir şirket.
Tekirdağ'da Porsche ve BMW gibi büyük otomobil firmalarına lüks sınıfta yer alan 4x4 SUV'lar ve spor otomobiller üretmeyi planlıyor. İnanılmaz bir olanak. Bu yatırımı Türkiye'ye yapması için Magna'yı ikna eden isim ise Türkiye Yatırım, Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz.
Peki, sonuç ne olacak dersiniz?
Benim aldığım haberler iyi değil.
Nedeni de iki ülke arasındaki "siyasi" ilişkiler...
Neredeyse iki yıldır ara ara da olsa THY'nin neden Kanada'ya direkt uçuş yapmadığını irdeliyorum. Bunun bilinen tek gerekçesi iki ülke arasında "Çifte Vergilendirme Anlaşması"nın imzalanmaması... Türkiye, anlaşmayı Ermeni soykırım yasası nedeniyle imzalamıyor.
Durum bu noktaya gelip tıkanmış. Ne Türkiye o vergi yasasını imzalıyor, ne de Kanada geri adım atıyor.
Geçen yılın son ayında Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın, Gelirler İdaresi Başkanlığı'na anlaşmayı imzaya hazırlaması için talimat vermesi iş dünyasında sevinç yaratmıştı. Ama sonra ne olduysa oldu yine "beklemeye" alındı.
Türk Kanada İş Konseyi Başkanı Yılmaz Argüden bu konuda şunları söylüyor:
"Birçok ülke ile çifte vergi anlaşmamız var. Kanada ile olabilmesi için de çalışmalarımız devam ediyor. Teknik olarak sorun yok ama bence siyasi sorun var. Bu da Magna gibi büyük yatırımları etkiliyor. Ayrıca THY'nin Kanada'ya uçmaması da gelecek yatırımların bir kısmını azaltıyor."
İstihdam için yatırıma ihtiyacı olan Türkiye eğer ekonomik ilişkilerine bu gözle bakacak olursa, birçok ülke ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak.
Perşembe, Şubat 14, 2008
Ucuslar Vergi ve Sivil Havacilik Anlasmalarina Bagli
Kanada Türkiye arası direkt uçuşları araştırma komitesi üyeleri ile Toronto’da biraraya gelen Türk Hava Yolları’nın ticari işlerden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı sayın Orhan Sivrikaya ve Uluslararası İlişkiler ve İttifaklar Başkanı sayın Lale Kaplan, Türk Hava Yolları’nin Toronto’ya uçmak için gereken her türlü hazırlığı kurum olarak tamamladığını ancak yapılması gereken uluslararası anlaşmaların sonuçlandırılamaması nedeni ile uçuşların bir türlü başlayamadığını belirtti.
Türk Hava Yolları, Toronto’ya haftada üç gün uçabilmek için, belli bir gün ve saatte havaalanını kullanma iznini veren slotu geçen yıl alarak Toronto tarafındaki çalışmalarını hızlandırmıştı.
Şubat ayı içerisinde Montreal’de Air Canada ile direkt uçuşlar konusunda yaptıkları olağan toplantı sonrasında Toronto’ya da uğrayan yetkililer Kanada’ya uçma konusunun öncelikli hedefleri olduğunu ve uçuşların bir an önce başlayabilmesi için ellerinden geleni yaptıklarını bildirdi.
Direkt uçuş kararı için inceledikleri iki ülke arasındaki yolcu sayısının ve ticari hacmin yeterli olduğunun altını çizen Sivrikaya, geçmiş örneklerden yola çıkarak direkt uçuşların başlaması ile birlikte turizm ve ticaret verilerinin katlanarak artacağını belirtti.
Geçtiğimiz on yıl içerisinde Türkiye’ye giden Kanadalıların sayısı üç kat artarak 128 bin 571 kişiye, iki ülke arasındaki ticaret hacmi de 1.2 milyar dolara ulaşti.
Bilindiği gibi Kanada hükümeti, karşılıklı uçuşların 'Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması'nın imzalanması sonrası başlatılmasını istiyor. Ayrıca sivil havacılık kuralları gereği uçuşların başlamasından önce Kanada ve Türkiye arasında Sivil Havacılık anlaşmasının bulunması gerekli. Bu iki anlaşmanın imzalanabilmesi iki ülkenin dışişleri ve maliye bakanlıkları ile sivil havacılık otoritelerinin ortak çalışmasına bağlı.
IST-YYZ
Pazar, Şubat 03, 2008
THY'nin Kanada'ya uçuş planı Maliye'ye takıldı
THY'nin Kanada'ya uçuş planı Maliye'ye takıldı
Mustafa Gun - Zaman - 3 Subat 2008
Dışişleri Bakanlığı'ndan uzun süredir Kanada'ya uçuş izni bekleyen Türk Hava Yolları (THY), nihayet istediği cevabı aldı.
Ancak uçuşlar bu kez de Maliye Bakanlığı'na takıldı. Uçak seferlerinin başlaması için Maliye'nin Kanadalı yetkililerle 'Çifte Vergi Önleme Anlaşması' imzalaması gerekiyor. Kanada, Türkiye'nin uyarılarına rağmen 21 Nisan 2004'te Avam Kamarası'nda sözde 'Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı'nı kabul etmişti. Türkiye ile Kanada arasında diplomatik krize yol açan yasa üzerine Maliye Bakanlığı, o dönemde THY'nin Kanada'ya direkt uçuş yapmasını sağlayan 'İkili Hava Ulaştırma Anlaşması'nı askıya almıştı. Ayrıca Maliye 'Çifte Vergi Önleme Anlaşması'nı imzalamayacağını açıklamıştı. Halen Kanada'da yaşayan yaklaşık 80 bin Türk vatandaşı, iki ülke arasındaki kriz sebebiyle ancak aktarmalarla yolculuk yapabiliyor. Ancak son dönemde başlatılan girişimlerle Kanada-Türkiye ilişkileri yeniden düzelmeye başladı.
Dışişleri Bakanlığı, geçen ay THY'ye gönderdiği yazıyla Kanada'ya direkt uçuşların yapılması için gerekli çalışmaların başlatılmasını istedi. THY, şimdi de Maliye Bakanlığı'ndan gelecek haberi beklemeye başladı. Kanada hükümeti, uçuşların 'Çifte Vergi Önleme Anlaşması'nın imzalanması sonrası başlatılmasını istiyor. Anlaşmanın imzalanmasıyla iki ülke arasındaki ticaret hacmi de artacak. THY, yaz sezonunda Kanada'nın Toronto kentine haftada 3 uçuş gerçekleştirmek için gerekli slotu geçen yıl almıştı. A-340 tipi uçaklarla yapılacak uçuşlarda yılda yaklaşık 45-50 bin yolcu taşınması planlanıyor. THY yönetimi, hattın en kârlı uçuş noktalarından biri olacağına inanıyor. Toronto, coğrafi konumu sayesinde ABD nüfusunun en yoğun yaşadığı kuzey şehirlerine çok yakın. Halen Türkiye-Kanada yolcuları en çok Lufthansa, British Airways ve KLM'yi tercih ediyor. Geçen yıl Kanada'dan aktarmalı uçuşlarla Türkiye'ye 128 bin 571 turist geldi.
Mustafa Gun - Zaman - 3 Subat 2008
Dışişleri Bakanlığı'ndan uzun süredir Kanada'ya uçuş izni bekleyen Türk Hava Yolları (THY), nihayet istediği cevabı aldı.
Ancak uçuşlar bu kez de Maliye Bakanlığı'na takıldı. Uçak seferlerinin başlaması için Maliye'nin Kanadalı yetkililerle 'Çifte Vergi Önleme Anlaşması' imzalaması gerekiyor. Kanada, Türkiye'nin uyarılarına rağmen 21 Nisan 2004'te Avam Kamarası'nda sözde 'Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı'nı kabul etmişti. Türkiye ile Kanada arasında diplomatik krize yol açan yasa üzerine Maliye Bakanlığı, o dönemde THY'nin Kanada'ya direkt uçuş yapmasını sağlayan 'İkili Hava Ulaştırma Anlaşması'nı askıya almıştı. Ayrıca Maliye 'Çifte Vergi Önleme Anlaşması'nı imzalamayacağını açıklamıştı. Halen Kanada'da yaşayan yaklaşık 80 bin Türk vatandaşı, iki ülke arasındaki kriz sebebiyle ancak aktarmalarla yolculuk yapabiliyor. Ancak son dönemde başlatılan girişimlerle Kanada-Türkiye ilişkileri yeniden düzelmeye başladı.
Dışişleri Bakanlığı, geçen ay THY'ye gönderdiği yazıyla Kanada'ya direkt uçuşların yapılması için gerekli çalışmaların başlatılmasını istedi. THY, şimdi de Maliye Bakanlığı'ndan gelecek haberi beklemeye başladı. Kanada hükümeti, uçuşların 'Çifte Vergi Önleme Anlaşması'nın imzalanması sonrası başlatılmasını istiyor. Anlaşmanın imzalanmasıyla iki ülke arasındaki ticaret hacmi de artacak. THY, yaz sezonunda Kanada'nın Toronto kentine haftada 3 uçuş gerçekleştirmek için gerekli slotu geçen yıl almıştı. A-340 tipi uçaklarla yapılacak uçuşlarda yılda yaklaşık 45-50 bin yolcu taşınması planlanıyor. THY yönetimi, hattın en kârlı uçuş noktalarından biri olacağına inanıyor. Toronto, coğrafi konumu sayesinde ABD nüfusunun en yoğun yaşadığı kuzey şehirlerine çok yakın. Halen Türkiye-Kanada yolcuları en çok Lufthansa, British Airways ve KLM'yi tercih ediyor. Geçen yıl Kanada'dan aktarmalı uçuşlarla Türkiye'ye 128 bin 571 turist geldi.
Perşembe, Ocak 24, 2008
Turkiyenin yeni rekoru: Bir yil icerisinde 128.571Kanadali
Salı, Ocak 22, 2008
Istanbul'un yeni rekoru: Bir yil icerisinde 63.573 Kanadali
2007 yilinda Istabul'u ziyaret eden Kanadali sayisi gecen yila oranla %27 lik bir artisla 63.573 kisi olarak aciklandi. Gecen yil Turkiyeyi ziyaret eden Kanadali sayisi 50.196 kisi idi.
Cuma, Ocak 18, 2008
THY Yeni Dis Hatlarina Toronto'yu da katti
THY, 2008'DE YURT DIŞINDA 11 YENİ NOKTAYA UÇACAK
Türk Hava Yolları, 2008 yılında yurt dışında 11 yeni noktaya uçmaya başlayacak. THY bazı iç hatlarda da sefer sayısını artıracak.
İSTANBUL (ANKA) - Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu yurt dışı uçuş ağını genişleterek, 11 yeni hattın açılmasına karar verdi. THY bazı iç hatlarda da sefer sayısını artıracak.
THY'den yapılan açıklamaya göre, THY yurt dışında 11 yeni hatta uçmaya başlayacak. THY Yönetim Kurulu, uzun menzilde Toronto (Kanada), Washington (ABD) ve Sao Paulo (Brezilya) noktalarına, orta menzilde İstanbul'dan Halep (Suriye), Birmingham (İngiltere), Lahor (Pakistan), Atrau (Kazakistan), Oran (Cezayir), Lvov (Ukrayna), Ufa (Rusya) ve İskenderiye'ye (Mısır) doğrudan seferlerin başlatılmasını kararlaştırdı.
Hatların açılış tarihleri ise uzun menzil ve orta menzil uçakların filoya giriş takvimine ve ilgili ülkelerle yapılacak sivil havacılık anlaşmalarına bağlı olarak belirlenecek. THY, yeni açılacak hatlarla birlikte 107 olan dış hat uçuş noktası sayısını 118'e çıkaracak.
-SEFER SAYILARI ARTTIRILDI
Açıklamada, ayrıca sefer yapılan ve yolculardan yoğun rağbet gören bazı iç ve dış hat noktalarının sefer sayılarının arttırıldığı kaydedildi. Açıklamada, haftada 5 gün sefer yapılan Almaata'ya (Kazakistan) 19 Ocak'tan, Aşkabat'a (Türkmenistan) 28 Ocak'tan, Şam'a (Suriye) 4 Şubat'tan itibaren her gün sefer yapılmaya başlanacağı belirtildi. Haftada 3 sefer yapılan Hatay'a ise 28 Ocak'tan itibaren her gün, haftada 2 sefer yapılan Ankara-Muş hattına 22 Ocak'tan itibaren haftada 3 gün sefer yapılmasının planlandığı vurgulanan açıklamada, 'THY, İstanbul-Batum seferleri yolcularına iç hat uçuş fırsatı sunuyor. Her gün karşılıklı olarak gerçekleştirilen İstanbul-Batum-Hopa-Batum-İstanbul seferleri Artvin-Hopa-Rize gibi illerden seyahat etmek isteyen yolculara alternatif uçuş olanağı sağlıyor' denildi. (ANKA)
Türk Hava Yolları, 2008 yılında yurt dışında 11 yeni noktaya uçmaya başlayacak. THY bazı iç hatlarda da sefer sayısını artıracak.
İSTANBUL (ANKA) - Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu yurt dışı uçuş ağını genişleterek, 11 yeni hattın açılmasına karar verdi. THY bazı iç hatlarda da sefer sayısını artıracak.
THY'den yapılan açıklamaya göre, THY yurt dışında 11 yeni hatta uçmaya başlayacak. THY Yönetim Kurulu, uzun menzilde Toronto (Kanada), Washington (ABD) ve Sao Paulo (Brezilya) noktalarına, orta menzilde İstanbul'dan Halep (Suriye), Birmingham (İngiltere), Lahor (Pakistan), Atrau (Kazakistan), Oran (Cezayir), Lvov (Ukrayna), Ufa (Rusya) ve İskenderiye'ye (Mısır) doğrudan seferlerin başlatılmasını kararlaştırdı.
Hatların açılış tarihleri ise uzun menzil ve orta menzil uçakların filoya giriş takvimine ve ilgili ülkelerle yapılacak sivil havacılık anlaşmalarına bağlı olarak belirlenecek. THY, yeni açılacak hatlarla birlikte 107 olan dış hat uçuş noktası sayısını 118'e çıkaracak.
-SEFER SAYILARI ARTTIRILDI
Açıklamada, ayrıca sefer yapılan ve yolculardan yoğun rağbet gören bazı iç ve dış hat noktalarının sefer sayılarının arttırıldığı kaydedildi. Açıklamada, haftada 5 gün sefer yapılan Almaata'ya (Kazakistan) 19 Ocak'tan, Aşkabat'a (Türkmenistan) 28 Ocak'tan, Şam'a (Suriye) 4 Şubat'tan itibaren her gün sefer yapılmaya başlanacağı belirtildi. Haftada 3 sefer yapılan Hatay'a ise 28 Ocak'tan itibaren her gün, haftada 2 sefer yapılan Ankara-Muş hattına 22 Ocak'tan itibaren haftada 3 gün sefer yapılmasının planlandığı vurgulanan açıklamada, 'THY, İstanbul-Batum seferleri yolcularına iç hat uçuş fırsatı sunuyor. Her gün karşılıklı olarak gerçekleştirilen İstanbul-Batum-Hopa-Batum-İstanbul seferleri Artvin-Hopa-Rize gibi illerden seyahat etmek isteyen yolculara alternatif uçuş olanağı sağlıyor' denildi. (ANKA)
THY Kanada'ya uçacak!
Sabah - Mahmut Ovur - 18 Ocak 2008
THY Kanada'ya uçacak!
Kanada, batıda Türkiye'nin uçmadığı tek ülke. Cumhurbaşkanı Gül'ün Mısır gezisinde bu konu ile ilgili de sürpriz bir gelişmenin haberini aldım. Sürprizin habercisi ise konunun Türkiye'deki en yetkili ismi Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'dı.
Gezide Unakıtan'ı bulmuşken zaman zaman yazdığım ama bir türlü net cevap alamadığım soruları kendisine yönelttim.
"Sayın Unakıtan, Kanada ile Çifte Vergilendirme Anlaşması'nın durumu ne?"
"O işe başladık. Karşılıklı vergiyi önleme anlaşması için bugün de talimat verdim. Türk Hava Yolları'nın da seferleri başlatması için oradaki arkadaşlara da talimat verdim. Ama çok taze bir haber olduğu için ilk defa siz soruyorsunuz ve ilk defa size açıklıyorum."
Şaşırmıştım, çünkü her iki konu da yıllardır sürüncemedeydi.
"Efendim, yanlış duymuyorum değil mi? Her ikisi de başlıyor?"
"Evet, yıllardır gündemde olan çifte vergilendirme anlaşmasını imzalayacağız. THY de uçuş hazırlıklarına başlıyor. Arkadaşlara hazırlıkları için talimat vermiştim ama bugün de ilgili arkadaşı tekrar çağırdım ve gereğini yapması için talimat verdim."
Eminim başta Kanada'da yaşayan yaklaşık 80 bin vatandaşımız, okumaya giden binlerce öğrencimiz bu habere çok sevinecek. Ama en önemlisi yeni iş alanlarının yaratılmasına ve turizm sektörüne vereceği katkıdır. Bu açıdan iki ülke arasında yeni bir dönemin başlayacağı kesin.
Neredeyse 50 yıldır sürüncemede bırakılan bu ilişkinin normalleştirilmesi, kuşkusuz iki ülkenin de yararına olacak.
THY Kanada'ya uçacak!
Kanada, batıda Türkiye'nin uçmadığı tek ülke. Cumhurbaşkanı Gül'ün Mısır gezisinde bu konu ile ilgili de sürpriz bir gelişmenin haberini aldım. Sürprizin habercisi ise konunun Türkiye'deki en yetkili ismi Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'dı.
Gezide Unakıtan'ı bulmuşken zaman zaman yazdığım ama bir türlü net cevap alamadığım soruları kendisine yönelttim.
"Sayın Unakıtan, Kanada ile Çifte Vergilendirme Anlaşması'nın durumu ne?"
"O işe başladık. Karşılıklı vergiyi önleme anlaşması için bugün de talimat verdim. Türk Hava Yolları'nın da seferleri başlatması için oradaki arkadaşlara da talimat verdim. Ama çok taze bir haber olduğu için ilk defa siz soruyorsunuz ve ilk defa size açıklıyorum."
Şaşırmıştım, çünkü her iki konu da yıllardır sürüncemedeydi.
"Efendim, yanlış duymuyorum değil mi? Her ikisi de başlıyor?"
"Evet, yıllardır gündemde olan çifte vergilendirme anlaşmasını imzalayacağız. THY de uçuş hazırlıklarına başlıyor. Arkadaşlara hazırlıkları için talimat vermiştim ama bugün de ilgili arkadaşı tekrar çağırdım ve gereğini yapması için talimat verdim."
Eminim başta Kanada'da yaşayan yaklaşık 80 bin vatandaşımız, okumaya giden binlerce öğrencimiz bu habere çok sevinecek. Ama en önemlisi yeni iş alanlarının yaratılmasına ve turizm sektörüne vereceği katkıdır. Bu açıdan iki ülke arasında yeni bir dönemin başlayacağı kesin.
Neredeyse 50 yıldır sürüncemede bırakılan bu ilişkinin normalleştirilmesi, kuşkusuz iki ülkenin de yararına olacak.
Pazartesi, Ocak 07, 2008
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


